Volkswagen Model 2 nam-ı değer Transporter, büyük Alman otomobil üreticisi Volkswagen firmasının üretmiş olduğu ikinci otomobil çeşitidir. İlk transporter 1950 yılında van kabin olarak satışa sunuldu. Modelin tasarımında tamamen firmanın ilk gözağrısı olan Volkswagen Beetle'dan esinlenilmişti. Yaratılan bu yeni otomobilin temel amacı yük ve yolcu taşımacılığında piyasada ismini duyurmaktı ki nitekim üretim hayatı boyunca en büyük ilgi gören, fanatiklerinin olduğu bir otomobil olmayı başardı. Üretildiği yıllarda Avrupa ve Amerika'da Ford Econoline, Dodge A100 ve Chevrolet Corvan gibi rakiplere sahip olan firma, Transporter'ın arka kısmında konumlandırılmış motorunu her yeni versiyonda güncelleyerek halen uluslararası otomobil piyasasında isminden gururla söz ettiren alternatif kabin seçenekleri ile bir çok soruna çözüm bulan başarılı bir minibüs yaratmış oldu.

Volkswagen Transporter fikri Alman otomobil tasarımcısı Ben Pon tarafından ilk olarak 1947 yılında ortaya atıldı. Aerodinamik yapı bakımından ilk projeler oldukça zayıf olsa da, Braunschweig Teknik Üniversitesi'nde rüzgar tünellerinde yapılan iyileştirme çalışmaları sonucunda Transporterlar başarılı bir aerodinamik yapıya sahip oldu. Rüzgar tünelinde yapılan iyileştirme çalışmalarının yüksek maliyetleri aşıldıktan sonra aynı çalışmalar firmanın gözbebeği Volkswagen Beetle'da uygulanmıştı. Bu çalışmalardan 3 yıl sonra , Volkswagen firmasının yeni CEO 'su Heinz Nordhoff'un göreve başlamasından kısa bir süre sonra ilk Transporter Wolfsburg Volkswagen fabrikasının bantlarından indi.

Volkswagen firmasının diğer modellerinde de tercih ettiği aracın arka kısmına yerleştirilmiş motor, Transporter'ın her yeni jenerasyonda iyileştirme çalışmalarına tabi tutulmuştu. Ayrıca T1 ve T3 (İrlanda ve İngiltere'de T25 olarak biliniyor) tamamen Volkswagen Beetle tabanlı üretilmiş modellerdir.

Transporter'ın ön tekerlekler üzerine konumlandırılmış sürücü ve kontrol kabini otomobil tarihinde bir ilki teşkil etmektedir. Bu tasarım kısa sürede Avrupa'da bir popüler unsur haline geldi. Ford ve Chevrolet gibi firmalar bu tasarımı hızlı bir şekilde kopya ederek Ford Transit, Chevrolet Corvan ve Greenbrier gibi modelleri kısa sürede satışa sundu. Seyahat esnasında motorun kabinden uzak olmasından dolayı yoğun motor sesinin duyulmaması ve aracın yüksek çekiş gücüne sahip olmasından dolayı bu tasarım büyük bir avantaj teşkil etmiştir.

Her ne kadar Transporterla başlamamış olsa da bu modelin etkisinin büyük olduğu başka bir konuda, insanların ticaret alanında yüksek kariyer sahibi olduklarını sembolize etmesi açısından bu tip otomobillere duydukları ilginin artması olmuştur.

Amerika'daki Hipi döneminde, Transporterlar Hipi yaşam tarzının ana sembollerinden biri olmuşlardır. Bunun sebebi bu otomobillerin birden çok insanı taşıma ve bu insanların kamp yapma, mutfak gereçlerini ve günlük yaşamda ihtiyaç duydukları eşyaları taşımak için çok elverişli bir araç olmasıdır. Bunalara ek olarak inanılmaz derecede ucuz olması ve Amerika'da ilk defa bir kutu içinde insanların faydalanabilecekleri her şeyi barındıran bir aracın satışa sunulması bu otomobilin albenisini arttırmıştır. Amerika da genellikle elle boyanan ve VW firmasının ambleminin barış işareti ile değiştirildiği Transporterlar sıkça görülüyordu.

Transporter; Panel van, yüksek tavanlı panel van, kombi, karavan, cam tavanlı samba, pickup, çift kabinli pickup, kamp ekipmanlı Westfalia gibi tasarım şekilleri ile birlikte farklı konularda çözüm üretebilmekteydi.

2. Jenerasyon Transporter (Tip 2B)

1968'de, firma Tip 2a'ya gösterilen büyük ilgi üzerine aracı yenileyerek ikinci jenerasyonu piyasaya sundu. Volkswagen tarafından 1979 'a kadar yalnızca Almanya'da üretilen bu otomobiller ilginin artması üzerine üretim ağını genişleterek Brezilya ve Meksika'da yeni fabrikalar kurdu

Bu yeni jenerasyonda ön sürücü ve yolcu camları ufak kelebek camlarına kavuşmuştu. Ayrıca aracın ön-yan camları daha ağır ve büyük tasarlanmıştı. Bu yeni modele halk arasında takılan ismi "somon ekmek"ti. 1.6 lt.lik ve 48 beygirlik motora sahip olan yeni Transporter'lar güçlenen yapılarına salıncak süspansiyon sistemi ile birlikte ağırlığı dengeli şekilde dağıtan transfer kutularını da dahil ederek daha başarılı bir teknik yapıya sahip oldular. 1971 yılında geliştirilen motor  1.6 lt.lik ve 50 DIN beygirlik güç üretmeye başladı. Bu yenilenme ile gelen en önemli özellik disk frenler ve yeni fren sistemi idi. 1972 yılında motor seçeneklerine 1.7 lt. ve 2.0 lt. lik motorları da dahil eden Transporterlar 'ın motor soğutma sistemleri de tamamen yenilendi. Yenilenen bu sistem Tip 4 olarak adlandırıldı çünkü bu gelişmiş sistemin Tip4'te kullanılması planlanmıştı. Bu yeni sisteme sahip olan Transporterlar Amerika ve Kanada piyasası için üretilmişlerdi.

1973 yılında yapılan kabin içi yenileme çalışmaları ile daha konforlu bir yapıya kavuşan otomobilin arka kuyruk stop lambaları genişleyerek daha büyük tamponlarla birlikte tasarlandı . Aracın ön sinyal lambaları da farların üzerinde ve öndeki VW amblemnin küçük tasarlanması ile yeni bir görünüm sergiledi. Tüm bunlara ek olarak araç darbe ve çarpmalara karşı güçlendirildi. 1974 yılında yapılan son makyajlanma ile birlikte araç  ikinci jenerasyonun son evresine girmiş oldu.

Transporter'ın ikinci jenerasyonu Amerika tarihinde en çok aranan ve en değerli oyuncak olma şanına da sahiptir. 1969 yılında Mattel firması yeni model üretim çizgisi olan Hotwheels Metal Model otomobilleri tanıttı ve bu serinin ilk ürünü "Beach Bomb" adı ile satışa sunulan üzerinde sörf tahtaları bulunan  1970 model Transporterlardı.

İlerleyen yıllarda çeşitli versiyonlarını sunarak büyük bir ilgi gören modellerden sadece iki adet üretilen "Spectraflame Hot Pink"  versiyonuna mensup modellerden birisi ismi açıklanmayan bir koleksiyoner tarafından 2000 yılında 72.000 Amerikan Doları 'na ödenerek, diğer model ise 2004 yılında 50.000 Amerikan Doları ödenerek alındı.

1990'lara gelindiğinde T2 c Brezilya'da üretilerek hava soğutmalı motoru ile Brezilya piyasasında satışa sunuldu. Ayrıca gene Brezilya'da üretilen hava soğutmalı T2 c'lerde Meksika'ya ihraç edildi. Bu yeni modeller hava soğutmalı modellerin önündeki geniş siyah renkli radyatör ızgaraları ile kolayca ayırt edilebiliyorlardı. Meksika'da klasik Beetle'ların üretiminin tamamen durmasından sonra geleneksel VW teknolojisi ile üretilen tek model T2 c'ler oldu. 2005 yılında tüm sistemi geliştirilerek Brezilya ve Meksika'da su soğutmalı motorları ile yeni T2 c'ler alıcı bulmaya başladı.Tüm bunlara ek olarak Brezilya'da 1981-1985 yıllar arasında su soğutmalı dizel motorlu Transporterlar büyük ilgi görmüştü.

Sevgili dostlar, üreticilerin biz koleksiyonerlere 2008 için verdikleri randevular yavaş yavaş gerçekleşmeye başladı. Schuco'nun, üretiminden yaklaşık 5-6 ay önce duyurduğu VW T2'ler ilk olarak pick-up versiyonu ile nihayet vitrinlerimizde yer almaya başladı. Biz de Dr.Diecast olarak bu tanıdık Alman klasiğini bir an önce sizlerle paylaşabilmek için hemen kolları sıvadık.

Üreticinin 1/18 ölçekteki ürün yelpazesini oluşturan "Classic Collection / Miniature Models - 1/18" serisi incelendiğinde, modellerin büyük çoğunluğunun traktörler, Unimog gibi tarım ve arazi araçlarından oluştuğu görülmektedir. T2 pick-up, cadde versiyonuna en yakın model olma özelliği ile diğer 1/18 Schuco modellerinden biraz ayrışmaktadır. Elbette ki Mercedes Benz L 322 kamyonu bu saptamanın dışarısında tutuyoruz. Schuco minibus, van gibi diğer T2 versiyonlarını ve Porsche 356 A serisini de ürün gamına eklemeye hazırlanmaktadır. Bu yeni üretimlerine bakarak Schuco'nun 1/18 ölçekte, tarım ve arazi grubu dışarısında bizlere daha farklı alternatifler sunma hazırlığında olduğunu görüyoruz.

T2 pick-up'ın çoğu Schuco üretimi gibi kaliteli işçiliği ve incecik parçaları ile dikkati hemen üzerine çeken bir model olduğunu belirterek söze başlayalım. Aracın genel karakteristiğini oluşturan yuvarlak farları, büyük "VW" arması ve ön camın hemen altına konumlandırılmış havalandırma ızgaraları oldukça ince bir işçilikle sergilenmiştir. Far çanaklarının içerisindeki iri ampuller, ışıl ışıl turuncu sinyal lambaları ve bombeli ön cama sıfır mesafe ile yapışık konumdaki neredeyse kıl kadar ince silecek lastikleri, Volkswagen pick-up'ın silüetini orijinalindeki bütün detayları ile koleksiyonerlere sergilemektedir. Başarılı tampon ve dönemin orijinal plakası da eklendiğinde VW T2 pick-up ön görünüşü ile tam bir "gerçek duruş" sunmaktadır.

VW'nin kabin içine kabaca bir göz gezdirildiğinde, son derece şık ve ince direksiyon simidi ile orijinal dokusunu olduğu gibi yansıtan koltuklar hemen dikkatleri çekecektir. Kabin içi biraz daha dikkatli ve detaylı incelenmeye başlandığında ise ön konsulun vasat işçiliği sizleri biraz şaşırtabilir. Elbette bu şaşkınlığın altında Schuco üretimi bir klasikten, yüksek kalite beklentisinin yattığı da rahatlıkla söylenebilir. Konsul üzerindeki göstergeler, havalandırma ızgaraları ve düğmeler kelimenin tam anlamıyla gelişigüzel bir işçilikle sergilenmiştir. Ayrıca modelin genelinde çok başarılı bir plastik kalıp işçiliği sergileyen firmanın ön konsulda neden bu kadar başarısız bir işçilik sergilediği de bizlerde ayrı bir merak konusu oluşturmuştur. VW'nin kabin içinde negatif eleştri hakeden başka bir kısım bulunmamaktadır. Pedalların, taban ve tavan döşemelerinin ve kapı içi kolların hem aracın orijinalini yansıtma hemde işçilik ve parça kalitesi noktasında modelin keyif veren detaylarını oluşturduğu rahatlıkla söylenebilir.

T2 pickup'ın yükleme kısmı, üreticinin Unimog modellerinden aşina olduğumuz hareketli üç ayrı kapağı ile birlikte orijinalindeki gibi tasarlanmıştır. Açılır-kapanır ve gövdeye son derece şık menteşelerle sabitlenmiş yükleme kapakları, incecik sabitleme kollarıyla birbirlerine tutturulup kapalı konuma getirilebilmektedir. Bu kapakların birbirine ve gövdeye uyumları konusunda modelleme açısından hiçbir kusur bulunmamaktadır. Ayrıca oluklu kasa tabanı yine aracın orijinalini yansıtma adına, güzel bir işçilikle sergilenmiştir.

Pickup'ın arka görünüşünün, en az ön görünüşünden aldığımız haz kadar keyif verici olduğunu söyleyebiliriz. Modelin arka kısmında hareketli motor kapağı ve çok başarılı bir şekilde uygulanmış stoplar hemen ilgi odağı olmaktadır. Mat beyaza boyalı tampon ve hemen solundan dışarıya doğru uzanan ince egzost borusu modelin detay artıları olarak bir çok parçada olduğu gibi çok başarılı bir modelleme ile sergilenmiştir. Hareketli motor kapağı üstün bir malzeme kalitesi ve işçilikle, son derece kibar menteşeler kullanılarak gövdeye sabitlenmiştir. Motor kapağı açıldığında metal bir sabitleme çubuğu yardımıyla açık konumda kalabilmekte, kapandığında ise bir tırnağa oturarak gövdeye sabitlenmektedir. Bu şık kapağın altında ise çok fazla detay içermeyen fakat çok temiz ve çapaksız dökülmüş, zaten orijinalinde de çok sade olan VW motorunu görmek mümkündür.

VW T2 pick-up döneminde bir ticari versiyon olarak tasarlanmıştır ve çok fazla nikelajlı parça içermemektedir. Bu modelde kapı kolları ve motor kilidi gibi nikelajlanması gereken bazı parçalar mat boya ile boyanarak geçiştirilmiştir. Oysa ki üreticinin far çerçeveleri ve aynalardaki nikelaj uygulamalarını son derece başarılı bir şekilde sergilediği de gözlemlenmektedir. Ayrıca belirtilmesi gereken bir diğer negatif nokta da, modelin açılmayan yan bagaj kapağı olmalıdır. Yaptığı traktör modellerindeki pedalları bile yaylı aksamlarla hareketlendiren üreticiyi, VW T2 Pick-up gibi çok ünlü bir tarihe sahip modelin gövdeye sabit bir parçası yüzünden eleştirmekteki haklılık payımız sanırız büyük olacaktır.

Modeldeki boya işçiliği diğer Schuco modellerinde görmeye alışık olduğumuz ustalık ve kalite ile göz doldurmaktadır. Ayrıca kaliteli ve pürüzsüz boya işçiliği, modeldeki isabetli renk tercihi ile birlikte ayrı bir estetik bütünlüğü oluşturmuştur. Bunun yanısıra, aracın iki yanındaki geçirgen motor havalandırma ızgaraları, mat boyalı "VW" baskılı jant kapakları ve çeki demiri modelde bulabileceğiniz diğer hoş detaylar olarak sıralanabilir.

Türkiye'de daha çok minibus modeli ile görmeye alışık olduğumuz bu pick-up 1/18 ölçekte sadece Schuco tarafından üretilmektedir. T2 pick-up son derece şık ve üst kalite bir model olarak, özellikle Klasik Avrupa koleksiyonerleri için sadece tavsiye edebileceğimiz değil, "olmazsa olmaz" diye nitelendirebileceğimiz bir koleksiyon parçasıdır.

 

       

 

 


©2008 www.ankaramodel.com info@ankaramodel.com