Dr.Diecast'in bu sayısında tarihin belki de en entrikalı geçmişine sahip hatta bu entrikaların kurbanı olmuş bir otomobili sizlerle paylaşıyoruz, Tucker'48.

Üretildiği yıllarda tasarımı ve teknolojisi ile döneminin diğer örneklerinden keskin bir çizgi ile ayrılan bu otomobil belki de o yıllarda büyük otomobil üreticilerinin en korkulu rüyalarından biri olmuştu.

1948 yılında sadece 51 adet üretilen bu otomobil, Preston Tucker tarafından Chicago'da kısa bir süre üretilebilmişti. Tucker'48 Sedan ya da Tucker Torpedo olarak bilinen bu otomobilin macerasının kısa sürmesinin altında yatan en büyük neden, '3 Büyük' olarak bilinen General Motors, Ford ve Chrysler'in küçük otomobil üreticilerini yutma veya batırma operasyonu gelmektedir.

İkinci Dünya Savaşının hemen ardından hareketlenen ekonomi ile birlikte Henry J. Kaiser ve Preston Tucker otomobil üretimine başlamak için bir bekledikleri fırsatı yakaladıklarını düşünmüşlerdi. A.B.D. hükümetinin batmış ve harabe haldeki fabrikaları ihale etme kararıyla yeni yatırımlar için umut doğmuştu. Preston Tucker ve Henry J. Kaiser'de bu fırsatı iyi değerlendirerek otomobil sektörüne ani bir giriş yapmışlardı.

Studebaker savaş sonrası bu ortam değerlendirilerek üretilen ilk otomobil olmuştur. Fakat Tucker farklı bir mantık güderek daha modern bir tasarımla ve geliştirilmiş ekipmanlarla donatılmış daha güvenli bir otomobil üretme çabasına girişmişti. Çalışmalarını hava soğutmalı motor, altı ileri düz vites  ve disk frenlere sahip benzin enjeksiyonlu bir otomobil üzerinde yoğunlaştırmıştı. Bütün bunlara ek olarak yeni aracın tüm ekipmanları direksiyon üzerinden kontrol edilebilecekti.

Auburn, Cord ve Duesenberg  otomobillerinin tasarım çalışmalarında görev almış olan Alex Tremulis 24 Aralık 1946 yılında bu firmalardaki görevini  terk ederek Tucker Torpedo'nun tasarımını altı gün içersinde bitirmek üzere görevlendirilmişti. Denildiği gibi de oldu ve 31 Aralık 1946 günü Tucker Torpedo'nun tasarımı tamamlanmıştı. Bu çalışmalar Mart 1947'de New York'un ünlü tasarımcılarından J. Gordon Lippincott'a gönderilerek son rötuşların yapılması istenmiştir. 8 haftada tamamlanan son düzeltmelerin ardından Preston Tucker bu iki çalışmayı kombine ederek bildiğimiz tasarımı ortaya çıkarmıştır.

1948 Tucker TorpedoÇarpışmalara karşı güçlendirilmiş karoseri ile kazalara karşı yüksek bir dirence sahip otomobilin vites kutusunun ön aksın hemen arkasına montajlanması sürücüyü önden alınan darbelere karşı daha fazla korumaktaydı. Magnezyum jantlar,  disk frenler gibi lüks parçalar ve sistemlerden aracın üretiminden önce maliyeti düşürmek adına vazgeçilmiştir.

Tucker'in geliştirilmiş motorunun imalatına aracın üretimi durduktan sonra bile devam edilmiştir. Düz altı silindirli, yarı küresel yanma işlemli odacıkları, benzin enjeksiyonlu ve üsten subaplı sistem kam  milinin yerine benzin basıncı sayesinde işlem görmekteydi.  Bu sistem otomobil endüstrisinde bir ilki teşkil etmekteydi fakat bu sistemin araca uygulanabilmesi için geçen süreçte sorunlar ortaya çıktı. 9.7 litrelik motorun 150 beygir güç üretmesi problem doğurmaya başlamıştı. Motor ve Cord marka vites kutusu ayrı yerleştirilmişlerdi ve kısa sürede sökülüp takılabiliyorlardı. Ayrıca serviste aracın motorları son derece hızlı bir şekilde yerlerinden çıkartılabiliyordu.

Son çalışmaların ardından yaklaşık 150 cm daha uzayan aracın eninde herhangi bir genişletme yapılmamıştı. Bu uzunluk artışı iç mekanda ekstra bir hacimde sağlamamıştı. Bu modele yenilik olarak üçüncü bir far eklenmiş ve 'tepegöz' olarak adlandırılmıştı. Dönüşlerde büyük rahatlık sağlayan ve hareket kabiliyeti olan bu ekstra far, aracın hareketlerine duyarlı olarak yükseklik ayarını da yapabilmekteydi. 50'li yıllara yaklaşılırken Tucker Torpedo, halen bir savaş öncesi otomobili yansıtmasına rağmen dünyanın en iyi aerodinamik gövdesine sahip otomobil olma özelliğine de sahipti.

Preston Tucker19 Haziran 1947 yılında 3000 kişinin katılımıyla gerçekleşen tanıtım gününde talihsiz olaylar ne yazık ki bu otomobilin peşini bırakmadı. Programa göre öğle yemeğinden sonra yapılacak turların ardından konferans salonunda bir tanıtım yapılacaktı. Tanıtım gezisinin hemen ardından tanıtım konferansı için salona getirilen otomobilin aniden süspansiyonları söndü ve araç hareket edemez oldu. Acil tamir ekibi tarafından hemen onarılmaya çalışılan aracın problemi çözülemediği için elle itilerek dönen sahneye getirildi ve aracın örtüsü binlerce kişinin alkışları ile açıldı. P.Tucker sahneye ailesi ile birlikte çıktı kızı şampanya şişesini aracın tepegözüne vurarak kırdı bu sırada arkada Tucker mühendisleri aracı hareket ettirebilmek için büyük uğraş vermekteydiler.

Tucker’ın 150 beygirlik yetersiz motoruna yapılan geliştirmeler yeterli olmadı önce Lycoming firmasının planör motoru tercih edildi ancak bu motor aracın arka bölümünde bulunan yuvaya sığmadı. Hava soğutmalı Franklin marka helikopter motoru bu araçlar için doğru bir tercih olmuştu ve Tucker bu motorlardan beş örnek satın almıştı. Bu motorları firma mühendisleri  incelemiş ve bu motorlar baz alınarak 5.5 litrelik su soğutmalı 166 beygir gücünde Tuckerlara uygun motorlar üretilmişti. 

Cord marka vites kutusunda yaşanan sorunlar ise aracın bir diğer talihsiz yönüydü. Çünkü bu tür vites kutuları önden çekişli ve motoru önde olan araçlar için tasarlanmıştı ve Franklin marka motorların üreteceği gücü kontrol edebilecek bir kapasiteye sahip değillerdi. Bu yüzden yeni bir tasarıma ihtiyaç duyulmaktaydı. Buick firması tarafından üretilen 'Tuckermatic' 27 modele uygulanmıştı ve bu uygulamalar daha büyük sorunlara yol açmıştı. Bu tür sorunların artması hemen medayaya taşınmış ve aracın ününü gölgeyen hataların ortaya çıktığı tüketicilere duyurulmuştu.

Harcamalar firma tarafından iyi hesaplanarak işe başlanmıştı ancak ilerleyen süreçte firma araçların geleceği için daha fazla para ayırmak zorunda kaldı. Yaklaşık 17 milyon dolar araçların stokta beklemesinden doğan bir zarar olmuştu. Hemen akabinde gelen Tucker Aksesuar Programı ise firmaya 2 milyon dolar ek bir masraf kapısı açmıştı. Sonunda tamamlanan çalışmaların ardından Preston Tucker üretime hazır otomobilleri alarak sokak ve caddelerde tanıtım turlarına çıkmış halkın dikkatini araçlara çekmeyi başarmışt.

Firmanın sürekli yenilikçi fikirleri daha değişik sorunları da doğurmaya başlamıştı. Özellikle aksesuar programı harcamaları otomobillerin satışından önce aksesuarlarının satışa başlanması firmanın karşılayamayacağı bir maddi külfet yaratmaya başlamıştı. Borçlara karşı açılan icra davalarının artması, tüm harcamaların durulmasına karşın karşılanamadı ve insanların negatif bakış açıları firmanın batmasına ve araçların üretiminin durdurulmasına sebep oldu.

Çıkan kötü haberlere rağmen Tucker mücadeleyi bırakmadı ve üretilmiş olan 37 modeli Indianapolis Otobanında test ettirmek üzere iki haftalık bir program organize etti. Bu testler sırasında sürücülerden biri saatte 160 km hızla yol alırken kaza yaptı. Sürücü araçtan sürpriz bir şekilde ufak sıyrıklarla yürüyerek çıktı.

Tucker, araçlarının tanıtımını yapmaya çalışırken ve yeniden üretime dönmeye çalışırken  'üç büyük' otomobil üreticisinin hikayenin en başından beri Tucker'ı sabote eden eylemlerinin en sonuncusu belki de yeni otomobilin sonunu getiren en ağır darbe oldu. Nihayetinde firmanın tüm ticari faaliyetleri Detroit senatörü tarafından durduruldu.

Fabrika kapanmadan üretilen 58 karoserin sadece 36 tanesi tamamlanmıştır. Fabrika kapandıktan sonra 14 tanesi daha tamamlanarak toplam üretilen adet 51'e ulaşmıştır. Bu araçların geneli halen iyi ve kullanılabilir durumdadır. Açık arttırmalarda zaman zaman boy gösteren bu otomobillerin  bir tanesi 2008 yılında bir açık arttırmada 1.017.500 dolar değerinde alıcı bulumuştur. 1988 yılında çekilen 'Tucker: The Man and His Dream' adlı filmde Tucker otomobillerinin ve Preston Tucker'ın hayat  hikayeleri seyirciye tüm detaylarıyla aktarılmıştır.






Bu sayfalarda inceleyip yorumladığımız modellerin hemen hemen bütününün Dr.Diecast ekibinin arşivinden sağlandığını çoğu okuyucumuz bilir. 1/18 ölçekte artık dünyanın sayılı örnekleri arasına girmeye aday bu arşivdeki nadir Avrupa ve Amerikan modellerini tek tek ele aldığımızda bazı parçaların koca bir koleksiyonun/serinin bile çehresini tek başına değiştirecek kadar iddialı olabileceğini gördük. Bahsettiğimiz bu parçaları bu kadar iddialı kılan nedenlerse değişkenlik göstermekte. Çok yüksek bir kalitede detaylama, az bulunurluk, iddialı bir tarihçe, en çok satan vs. vs. vs...... Şimdiyse hikayesiyle koleksiyonlara derin bir tarih boyutu kattığına inandığımız bir 'finansal planlama' ve 'sermaye terörü' kurbanı Amerikan Klasiği'ni karşınıza çıkarmak istedik; Tucker Torpedo...

Son incelediğimiz Amerikanlar'a bir göz gezdirdiğimizde  modern tasarımlara göndermeler yapan yenilikçi klasik Amerikanlar'ın sıkça büyütecimize takıldığını farkettik.  Bu sayıdaysa bu seçim mantığımızın belki de en iddialı örneğini sunuyoruz sizlere, tasarımı ve teknolojisi ile rakiplerine korku salan bir dev, hikayesi ile tan bir "ŞEHİR EFSANESİ" !

Kyosho firmasının üretim profilini incelediğinizde Amerikan modellerine rastlamak çok zordur. Şu ana kadar ürettiği ender klasik Amerikanlar'dan olan Tucker'ı iyiki üretmiş diyoruz çünkü bu modelde Kyosho dışında üretici firma seçeneğimiz yalnızca Yatming üretimi Tucker modelleridir. Daha detaylı bir koleksiyon parçası peşindeyseniz hiç düşünmeden tavsiye edeceğimiz Tucker, Kyosho üretimi olacaktır. Ancak Kyosho'nun modelini de elinize aldığınızda aracın efsanevi geçmişine aldanıp gerçek bir Kyosho kalitesi beklemeniz biraz hayal kırıklığı yaratabilir. Çünkü Kyosho tarafından üretilen bu modelde biz detay avcılarının görmekten hiçte memnun olmayacağı kusurlar cesurca sergilenmiştir.

Bir modeli incelemeye başladığımızda gözümüzün ilk takıldığı yer tabii ki farlar. Ne yazık ki bu modeli incelemeye başladığınızda gözlerinizin modelin farlarına takılmaması için yoğun bir çaba sarf edeceksiniz çünkü gerçek bir Kyosho üretimine yakışmayan bir far işçiliği bağlantı noktaları ve buğulu şefaf plastik malzemesi ile 3 farlı bir modelde tüm çıplaklığıyla sergilenmiştir.

Işıldayan ön tampon temiz nikelaj işçiliği ve geçirgen dokulu bölümleriyle modelin en etkileyci parçalarından birini oluşturmaktadır. Park lambaları ve ön kaput aralığına doğru kibarca süzülen 'Tucker' arması da modelin ön tarafında değinmeden geçemeyeceğimiz güzel örneklerin başında geliyor.  Otomobil dünyasının 50'li yıllarının nasıl bir havada geçeceğinin sinyallerini veren Tucker için parlak tencere tipi jant kapakları ve beyaz yanaklı lastikleri ile adeta 'modanın öncüsü' diyebiliriz.

Bu otomobile dikkatle baktığınızda modern keskin çizgilerin ve klasik oval çizgilerin kombinasyonunu çok rahat bir şekilde görmek mümkün. Kyosho’nun başarılı kalıp işçiliği sayesinde bu çizgiler modele de başarıyla aktarılmıştır.

Modelin arka kısmını çevirdiğinizde kanatlı kyuruklara gönderme yapan düzgün montajlanmış stop lambaları, parıltısı gözleri alan nikelajlı tampon, egzost çıkışları ve geçirgen dokulu motor havalandırma ızgarası modelden edindiğimiz ilk negatif unsurları hiç zorlanmadan unutturmayı başarıyor. Firma arması ve 'Tucker' yazılarının da başarılı bir şekilde modele aktarıldığını rahatlıkla söyleyebiliriz.

Modelin kapılarını aralayarak, açık renkli koltuk döşemelerinin tercih edildiği kabin içine göz atmaya başladığımızda 'it dirseği' olarak tabir ettiğimiz tek kollu çirkin kapı menteşeleri keyfimizi ciddi ölçüde kaçırmakta ancak görkemli bir karoserin iç mekanını oluşturan sadelik modelin kabin içine kısa sürede tekrar ısınmamıza neden olmakta. Beyiz kemik direksiyon simidi ve son derece sade gösterge paneli gerçeğinde olduğu gibi yolcu kabinin ön kısmında görebileceğiniz yegane detaylardır.  Krem renkli sert plastikten üretilmiş divan tipi koltuklar, yine aynı malzemeden kaplanmış tavan ve ince dokulu halı yer kaplaması iç mekana kalite katan bir işçilikle sergilenmiştir.

Bir VW motorunun aracın arka kısmında olduğunu hemen hemen hepimiz biliriz ancak benzer bir sistemin bir Amerikan otomobilinde karşımıza çıkması hele de böylesine heybetli bir Amerikan otomobilinde karşımıza çıkması yılına göre zaten sıradışı bir tasarıma sahip olan Tucker'i daha da sıradışı bir parça haline getirmekte. Hoş detaylar olarak kabul edebilceğimiz çeşitli boyutlardaki  sabitlenmiş bavullar, uyarı etiketleri ve yedek lastik ve taban halısı ön kaputun altındaki ayrıntıları oluşturmaktadır.  Arka kaputu kaldırdığımızda ise Tucker'ın başarıyla modellenmiş devasa motoru sizleri bekliyor olacaktır.'V' şeklindeki kaput ayağını yuvasına oturttuktan sonra rajatlıkla inceleme yapabileceğiniz motorda bakır kabloların bile orijinali sadık kalınarak modellendiğini göreceksiniz. Motor ve akü üzerindeki uyarı ve bilgi plakaları unutulmayan detaylardandır.  Sizlerin de dikkatini çektiğine emin olduğumuz ön ve arka kaputlarda tercih edilen çirkin menteşe sisteminin farlardan sonra modele bulacağımız tek kusur olduğunu belirtmekte fayda görüyoruz.

Ayrı bir başlık açmakta yarar gördüğümüz konu ise modelin boyasıdır. Kyosho firmasının boya katmanlarını atarken bol kepçe bu işlemi uyguladığını biliriz. Ne mutlu ki bu modelde boya gözü rahatsız etmeyen bir kalınlıkta ve ustaca atılmıştır.

Bir dönem Türkiye'de distiribütörleri tarafından siyah renkli modelleri getirtilmiş olsa da günümüzde bu modeli Kyosho firmasından bulmanız neredeyse imkansızdır. Değerli koleksiyonerlere, böylesine nadir ve entrikaların göbeğinde üretim hayatı geçirmiş olan bir  Amerikan otomobilinin modelini, gördükleri yerde satın almalarını tavsiye ediyoruz.








©2008 www.ankaramodel.com info@ankaramodel.com