Pontiac Firebird, General Motors'un bir kolu olan Pontiac tarafından pony car (performanslı kompakt spor otomobiller) sınıfında 1967'den  2002 yılına kadar üretilmiş bir otomobildir. Bu otomobilin ayak sesleri en popüler pony car'lardan biri olan Ford Mustang ile aynı platformu paylaşan Mercury Cougar'ın piyasaya sürülmesi ile duyulmuştu.

Firebird'lerin bir çok parçası General Motors firmasının farklı V8 motorlu ürünlerinin birleşiminden meydana gelmişti. 1977 yılına kadar üretilen Firebird'ler tamamıyle Pontiac firmasının üretimi iken sonraki yıllarda Firebird'in bileşenleri General Motors'un farklı firmalarından temin edilerek üretilmişti.





1. Jenerasyon 1967-1969

İlk jenerasyon Firebird'ler temel olarak "kola şişesi" tasarımına dayanmaktaydı. Dönem arkadaşı Chevrolet Camaro'nun aksine aracın tamponları aracın karsoseri içine gömülüydü ve aracın arkasında birer yarığı anımsatan Pontiac GTO tarzı stoplar kullanılmıştı. İki kapılı hardtop coupe ve convertible modelleri 1970 yılının ilk yarısına kadar satışta kalmıştı. Bu otomobil, firma için bir teselli ödülü olmuştu çünkü firma kendi konsept otomobili olan Pontiac Banshee modeli üzerinden geliştirmiş olduğu bu iki kapılı spor otomobili uzun yıllardır üretmek istiyordu. Fakat böyle bir otomobilin varlığı General Motors yetkililerini korkuttu, çünkü bu araç firmanın "F Body" grubunun bir üyesiydi ve gene bu grupta yer alan Chevrolet Corvette modeli ile aynı kulvarda yarışacaktı. Bu sebepten dolayı, firma yetkililerinin direktifleri doğrultusunda Pontiac firaması araç üzerinde görsel ve teknik açıdan değişiklikler yapmak zorunda kalmıştı.

Firebird'ün temel modeli sıralı altı silindirli ve tek karbüratörlü bir motor ile satışa sunulmuştu. Sonraki model " Sprint" dört boğazlı bir karbüratöre sahipti ve 215 beygir güc üretebiliyordu. Bir çok müşteri doğal olarak V8 motorlu Firebird'leri tercih etmekteydi. İki boğazlı karbüratöre sahip 5.3L (326 CID) lik  motor 250 beygir güç üretebilmekteydi ve "H.O."(Yüksek çıkışlı) motorla ayı kategorideydi. Dört boğazlı karbüratöre sahip 285 beygir güç üreten ve 6.6L (400CID) lik Pontiac GTO tabanlı 325 beygir güç üretebilen motorlarda seçenekler arasındaydı. "Ram Air" opsiyonu 1968 yılında satışa sunuldu. "Ram Air" modellerde 400 H.O. motorlar görev yapmaktaydı ve araçlar daha yüksek RPM'e ulaşmaktaydı. Aynı yıl 5.3L (326 CID) lik motorlar satışa sunulurken, 5.7L (350CID) lik modellerin "H.O." versiyonaları da satışa sunulmuştu.

1969 yılında 725 dolar fark ödenerek elde edilebilen opsiyon paketi  "Trans Am Performans ve Görünüm Paketi" olarak adlandırılmıştı. Bu isim daha sonraki jenerasyonlarda "Trans Am Serisi" olarak kullanılmıştır. Bu serilerde ek olarak arka spoylerler sunulmaktaydı. Bu ilk Trans Am'lerden sadece 689 adet hardtop ve sadece 8 adet convertible üretilmişti. Ayrıca 1969 yılında "Ram Air IV" opsiyonu 6.6L (400CID) lik versiyon için sunulmuş  ve 5.7 L (350 CID) H.O. modeli yenilerek 330 beygir güç üretir hale getirilmişti. Yine 1969 yılında 5 lt. lik özel bir motor SCCA yol yarışları için üretilmiş ancak satışa sunulmamıştı.

1967'den 1968'e geçişte aracın dış görünümünde ufak değişiklikler yapılmıştır. Federal kanunlara uygun olarak yan reflektörler eklenmiş, aracın önündeki sinyal lambaları genişletilmiş ve sinyal lambaları ön ve arkada aracın tampon köşelerini saracak şekilde konumlandırılmıştı. Pontiac firmasının amblemi olan ok kafası şekli aracın her iki yanına da eklenmiş ve aracın yan camlarında kullanılan kelebek camlarından vazgeçerek tek parçalı cam sistemi kullanılmaya başlanmıştı.

1969 yılında ise makyajlanarak yeni bir ön tasarıma sahip olan aracın iç mekanında da kontrol panelleri ve direksiyonunda kullanılan malzemeler yenilenmişti.

Firma, 1969 yılının ilkbaharında '69 model Firebird'lerin tüm satış çalışmalarını ve promosyonel ürünlerinin üretimini durdurarak '70 model yeni jenerasyon Firebird'leri 18 Eylül 1969 yılında basına tanıtmıştı. Malesef '70 modellerdeki bazı mühendislik problemlerinin çözülememesi ve sorunların artmasından dolayı 1969 model Firebird'lerin satışına 1970 yılının ilk yarısına kadar devam edilmek zorunda kalınmıştı.

Döneminin, sahip olduğu ilginç ön panjur tasarımı ile ilgi çeken ve etkileyici otomobillerinden biri olma özelliği taşıyan ve Firebird serisinin temelini oluşturan 1968 Pontiac Firebird 400 Ram Air modeli, çoğumuzun modellerinden büyük keyif aldığımız bir üretici olan Lane Exact Detail firması tarafından satışa sunulmuştur. Dergimizin Lane üretimi ikinci konuğu olma özelliği taşıyan 1968 Firebird, sahip olduğu asi duruş ile kaslı Amerikan otomobili tutkunlarını, her ne kadar ölçekli bir model olsa da etkilemeyi başarmaktadır.

Hiç vakit kaybetmeden bu asi güzeli incelemeye başlıyoruz. Köpük kutusunun içerisinden sertifikası ile birlikte çıkardığınızda elinizde tuttuğunuz parça, ağırlığı ile kalitesinin izlerini hafif hafif hissettirmeye başlıyor. Aracın karoseri içerisine gömülmüş olan ön tamponla bütünleşik nikelajlı çerçevenin ve Firebird'ün ilginç burun yapısının kusursuz bir şekilde modellendiği söylenebilir. Aynı özen farlarda, far çerçevelerinde ve ızgara üzerine gayet okunaklı bir şekilde aktarılan "Pontiac" armasında da sergilenerek ön kısımı oluşturan parçalar arasında harika bir görsellik ve kalite bütünlüğü sağlanmıştır. Ön tamponun alt kısmına doğru konumlandırılmış olan sinyaller ise ne yazık ki farlar kadar başarılı olmayıp, sahip oldukları bağlantı noktalarını çekinmeden sergilemektedirler.

Kola şişesi tasarımına sahip bu model yandan incelmeye başlandığında, ön çamurluk üzerine boya baskı ile uygulanmış başarılı "Fire Bird" yazısı ve arması hemen dikkatleri çekecektir. Ancak aracın genelinde karşılaşılan bir sorun olan hareketli parçaların gövde ile olan uyum problemi ne yazık ki kapılarda gözünüzü iyice tırmalayacaktır. Ürettiği modellerle kendinde övgüyle söz ettirmeyi başaran Lane gibi bir firmanın böyle bir hataya sebebiyet vermesi gerçektende model için büyük bir eksi teşkil etmektedir. Buna ek olarak kapıların hemen ardından başlayan köpekbalığı solungacı şeklindeki ızgaraların kapalı olarak tasarlanması ve bununla kalmayıp boya ile geçiştirilmesi de bir diğer negatif unsurdur. Hazır aracı yandan incelerken üzerinde kırmızı yanak çizgilerini bulunduran lastik ve beş kollu spor jantların aracın sportif yapısına uygun olarak seçilmiş ve temiz bir işçilikle bizleri tatmin edecek düzeyde modellendiğini de belirtmek yerinde olacaktır.

Aracın kuyruğuna doğru gözünüzü kaydırdığınızda ise hoş bir detay tam o noktada sizleri bekliyor olacak. Pontiac armasının  kuyruk kısmında harici nikelajlı bir parça ile sergilenmiş olması, aracın bagaj kapağı üzerinde bulunan "Pontiac" ve "400" dekallerinin kalitesini bütünlemekte ve güzel bir görüntü oluşturmaktadır. Koyu renkli modellerde aracın çizgi şeklindeki yarıklardan oluşan stop lambalarında fazlaca koyu bir kırmızı tonu kullanıldığını düşünebilirsiniz ancak açık renkli üretimlerde bu stoplar daha rahat seçilebilmektedir. Arka kısımda unutmadan bahsedilmesi gereken bir özellikte tabiki tamponun ışıl ışıl ışıldayan kromaj kaplaması ve düzgün işçiliği olmalıdır.

Çamurlukları çevreleyip modelin alt kısmını boydan boya geçen nikelaj şeritlerde, ön ve arka cam çerçevelerinde, egzost çıkışlarında, sileceklerde ve  kapı kollarında, ön ve arka tamponda sergilenen o muazzam nikelaj işçiliğini modele sahip olmasanız dahi bir yerlerde gözlemlemenizi kesinlikle tavsiye ediyoruz.

Aracın bagaj kapağını kaldırdığınızda, dönemin orijinal taban kaplaması ile kaplanmış bir zemin ve sabitleme aparatı ile birlikte stepne, kriko gibi parçalar dikkati çeken detaylar arasında bulunmaktadır. Bu detayların bir çok firmanın modellerinde sergilediği boş bagajlara nazaran daha büyük bir heyecan uyandıracağı ise bir gerçektir. Bagaj kapağının iç kısmı oldukça gerçekçi bir şekilde modellenmiş olup stepne ve krikonun nasıl kullanacağını anlatan ingilizce bir uyarı tablosu da unutulmamıştır.

Gelelim bu güçlü ve asi çocuğun sahip olduğu motor detaylarına. Motor kaputu üzerinde açık olarak tasarlanmış olan hava kanalları ve bunların üzerinde bulunan "400" dekallerinin çok başarılı bir işçilikle sergilendiği görülmektedir. Motora geldiğimizde ise nefesleri tutmaya hazır olun. Orijinalindeki gibi basit bir sistemle hareketi sağlanan ve son derece gerçekçi bir dokuya sahip motor kaputu kaldırıldığında içerde yatan koca motorun sahip olduğu detaylar eminiz sizleri de bizim kadar heyecanlandıracaktır. Bağlantı kabloları, akü, silindir kapakları, ve bir çok motor elemanı orijinaline sadık kalınarak temiz bir plastik işçiliği ile doğru renklerde ve malzemeyle sergilenmiştir. Hava filtresi ve silindir kapaklarının nikelajlı bir şekilde sergileniyor olması ve bu parçalarının işçiliğinin aracın genelindeki gibi yüksek kalitede olması kocaman bir artıyı hakediyor.

Aracın içine doğru geçtiğimizde, ahşap orta konsol ve göğüsteki kontrol paneli, deri döşemeler, "Pontiac" armalı kauçuk paspaslar bir Amerikan modelinden alabileceğiniz keyfi tek kelimeyle doruklara çıkarmaktadır. Bunlara ek olarak aslına sadık kalınarak ince tasarlanmış direksiyon simidi, metal emniyet kemeri tokaları, katlanabilen koltuklar, deri tavan döşemesi ve kapı içlerinde sergilenen başarılı işçilik modelin iç atmosferini büyülü kılmaktadır. Fakat modelin kapısını kapatırken kolayca farkedilebilen, kapı üzerinde bulunan cam çerçevesinin nikelajlı alt kısmı harici bir parça olarak tasarlanırken fastback tipi tavan üzerine bulunan çerçeveler ne yazık ki gri renkte bir boya ile geçiştirilmiştir. Sergilenen bu üşengeç tavır ne yazık ki modelin dış görünüşüne de yansımakta ve göz tırmalamaktadır.

Çoğu Lane üretiminde dikkat çeken, aracın taban ve alt aksamına ait lisans logoları, farklı bir kalite unsuru olarak bu modelde de karşımıza çıkmaktadır. Egzost sistemi, benzin deposu ve benzin deposundan motora kadar uzanan benzin hortumları çoğu modelde göremeyeceğimiz Lane artıları olarak '68 Firebird modellemesinde de gözlemlenebilmektedir.

Son derece kaliteli pürüzsüz boya işçiliği ise seçilen dönem renkleri ile birleşerek ortaya çok başarılı bir görüntü çıkarmaktadır. Kutunun içerisinde bir naylona sarılı olarak çıkan anten yedek anten yuvasına kolaylıkla sabitlenmekte ve çıkarılarak paketlendiğinde büyük bir kolaylık sağlamaktadır ve paketleme esnasında kırılma riskini ortadan kaldırmaktadır.

Özetle, 2000 adetlik üretimin (yeşil renk) 1066. ve 1000 adetlik limitli üretimin (sarı renk) 623. parçası bizlere üreticinin "kusursuz" bir üretimi, hareketli parçalar ile karoser arasındaki uyumsuzluk gibi kolayca aşabileceği bir problem yüzünden burun farkıyla kaçırdığını gösterdi. 1968 Firebird için son olarak, özellikle Amerikan otomobilleri tutkunlarının kaçırmaması gereken ve gönül rahatlığı ile satın alabilecekleri bir koleksiyon parçası olduğunu söylemek yerinde olacaktır.

 

       

 


©2008 www.ankaramodel.com info@ankaramodel.com