Plymouth Barracuda Chrysler Corporation'a mensup Plymouth firması tarafından 1964 ile 1974 yılları arasında üretilmiş Amerikan Muscle Car 'ları arasında oldukça ünlü olan otomobillerden biridir.

1960'lı yıllara gelindiğinde Amerika'da fırtına gibi esmeye başlayan kompakt spor otomobiller piyasasında yerini almak adına Plymouth firması A-body Plymouth Vailant'ı seçmiştir. En güçlü rakiplerinden biri olan Ford Mustang, bu otomobilin yaratılmasına ve özellikle "pony car" mantığının geliştirilmesine büyük bir etkide bulunmuştur. Ford Mustang ile aralarındaki rekabet o kadar büyüktü ki Ford Mustang Fastback modelinin çıkmasından sadece iki hafta sonra Plymouth firması da son derece benzer çizgilere sahip fastback modelini piyasaya sürmüştü. Plymouth yöntecileri tarafından  "Panda" ismi takılmasına rağmen bu fikir otomobil tasarımcıları tarafından son derece demode bulunmuş, akabinde Chrysler tasarımcılarından  John Samsen'in fikri olan Barracuda ismi ortaya atılmıştır ve büyük beğeni kazanmıştır.

1964-1966 yılları arasında birinci jenerasyonu ile kompakt spor otomobiller sınıfında ismini söz ettiren firma 1967-1969 yılları arasında gelen ikinci jenerasyon ile adından daha da iddialı bir şekilde söz ettirmeyi başarmıştır.

1967-1969 Plymouth Barracuda

İkinci jenerasyon Barracuda, Chrysler'in A-Body grubuna mensup olmasına rağmen firmanın üretimleri arasında olan Plymouth Vailant'tan ilk jenerasyonunda olduğu gibi ikinci jenerasyonunda da bir çok benzer parçalar taşımaktaydı. Otomobil ikinci jenerasyona geçiş yaparken özüne ve mensup olduğu A-Body grubunun gerektirdiği şartlara sadık kalınarak John E. Hertliz ve John Samsen tarafından convertible, fastback ve notchback seçenekleri ile yenilenmiştir. Vailant'a nazaran sahip olduğu  daha düz ve keskin hatlar ile  kola şişesini andıran dış hatları sayesine araca yan ve arka bölümlerinde daha agresif bir görünüm kazandırılmıştır. Bu yenilenme ile otomobilin manevra kabiliyeti arttırılmıştır. Bu yeni tasarımda  bükümlü yan camlar ve notcback modellerde "S" bükümlü tavan direkleri kullanılmıştır. Fastback modellerinin sahip olduğu arka tavan aerodinamik yapıyı başarı ile bütünlemekteydi. Otomobilin arka camı bir önceki jenerasyona göre daha küçük üretilmişti ve arka camın sahip olduğu taraçalar daha dayanıklı malzemeden üretilmişlerdi  Aracın sahip olduğu krom parçalar başarılı bir malzeme kalitesine sahipti ancak otomobilin genelinde krom parçalara ölçülü bir şekilde yer verilmiştir.

Otomobil ilk olarak Birleşik Devletler Federal Otomobil Güvenlik Standartları komisyonuna tanıtıldığında, 1967 üretimi Barracuda'nın yan gövdeleri üzerinde hiçbir reflektör veya dönüş uyarı lambasının olmaması komisyonun dikkatini çekmiştir. Bunun üzerine 1968 modellere yuvarlak yan sinyal lambaları eklenmiştir. 1969 yılında bu özellikten vazgeçilip aracın yanlarına üçgen ışıksız reflektörler eklenmiştir.

Pony Otomobiller piyasasında yarışın her geçen gün hızlanması firmanın Barracuda'nın motorunda da yenilik yapmasını gerektirmştir. 6 silindirli motorlara ek olara V8 opsiyonu ile 1967 yılında tanışan Barracuda'lar ilerleyen yıllarda Chrysler firmasının "B" kategorisinde tercih ettiği büyük blok motorlarla "Formula S Paketi" çerçevesinde tanışmıştır. 1969 yılında Chrysler firmasının en güçlü V8 motoru ile satışa sunulan bu otomobiller ayrıca elli adetlik limitli üretim olan "Super-Stock" lar caddelerde kullanılması yasak olan Hemi Barracuda'lar (Hemi destekli) 1968 yılında drag yarışlarında kullanılmak üzere üretilmişlerdir. Bu özel seri otomobillerin tavanı ve çamurlukları fiberglastan, kapıları ise hafif alaşımlı çelikten üretilmişti. Otomobillerin sahip olduğu bu yapı onları 15 saniye gibi kısa bir zaman aralığında yaklaşık 210km/s hıza ulaştırmaktaydı.

Güney Afrika'ya ihraç edilen düşük egzoz emisyonlu  "Charger Power" (Charger destekli) Barracuda'ların yanı sıra el yapımı yan ürünler olan Savage GT'lerde üretilmiştir.

1968 yılında vinil tavan kaplamalı ve çiçek desenli "Mod Top" opsiyonu satışa sunuldu. Bu opsiyon paketinde iç mekanda da aynı çiçek desenleri kullanılmıştı.

1968 yılında Chrysler firması yaklaşık "426 Hemi" destekli 50 adet fastback Barracuda üretmiştir. Bu otomobiller Hurst Performance adı altında toplanmış ve drag yarışlarında super stock kategorilerinde boy göstermiştir.

Günümüzde Hemi destekli Barracular (yapısal olarak Dodge Dart'larla büyük benzerlikler taşır) oldukça değerli koleksiyon parçaları arasındadır ve orijinalliğini korumuş örnekleri yüksek meblağlarda satılmaktadır.

1969 yılında sunduğu hizmetlerini ve pazarlama performansını arttıran  firma, motor hacmi küçülen ve özellikleri sınırlandırılmış yeni paket seçeneğini satışa sunmuştur ve bu paketi "Cuda" olarak adlandırmıştır. Cuda'lar Formula S opsiyonu üzerine temellendirilmiştir ve V8 motor ile satışa sunulmuşlardır.




Sporlar geçidi olarak plandığımız 7.sayımızda Amerikalı temsilci olarak incelemeye aldığımız model, Highway61'den 1968 Plymouth Barracuda. 60-70'lerin Amerikan kompakt sporları arasında haklı bir üne sahip olan modelimizi Plymouth Vailant'ın varisi olarak tanıtmak sanırız doğru olacaktır. Son derece mütevazi jant kapakları ve sakin bir duruşa öykünen yumuşak rengi ile ikinci jenerasyon '68 Barracuda aslında kelimenin tam anlamıyla bir "asfalt canavarıdır". Bu modeli tercih etmemizin bir nedeni de üreticinin diğer Cuda ve Barracuda'larında bulunan gösterişli aksesuarlara daha canlı renklere rağmen, bu canavarın tüm yırtıcılığı ve gücüne rağmen son derece sakin, sade bir duruş sergilemesidir. Bu özelliği ile bize son derece sıradışı gelen bu modelin sizlere de ilginç geleceğini ve beğeneceğinizi düşündük.

Modelin ön kısmındaki detayları aktarmaya başlayalım; İki parçalı ve dikey konumlandırılmış ince çubuklardan oluşan ön ızgara oldukça ince bir plastik kalıptan çıkmış ve başarılı bir şekille gövdeye montajlanmıştır. Ön panjurun üzerine konumlandırılan far ve sinyallerde sergilenen işçilik ise ön ızgara kadar temiz değildir. Bu durum ise maalesef ki aracın ön görünüşündeki albeniyi biraz köreltmekte panjurun güzelliğine gölge düşürmektedir. Çünkü farların üst ve alt kısımlarındaki bağlantı noktacıkları gereğinden fazla iri olarak tasarlanmış ve bu kısımlar farların berraklığını olumsuz etkileyecek derecede far çanaklarında koyu gölgeler olmuştur. Panjur üzerine ve iki farın arasına yerleştirilen o yılların tipik Plymouth-Dodge stili sinyal lambaları ise gözleri tırmalayan bağlantı noktacıklarına sahiptir. Gösterişsiz son derece sade ve kibar ön tamponun ise çok başarılı bir kalıp ve nikelaj işçiliği ile panjurla adeta bir takım oluşturduğu söylenebilir. Nikelaj çerçeveli dönem plakası ise modelin ön kısmında bulunan bir artı detayı oluşturmaktadır. Motor kapağı üzerinde bulunan marka logosunun metal transfer olarak tasarlanması artı bir özelliği daha oluştururken, modele uygulanırken son derece vasat bir işçilik sergilenmiş olması bu incecik parçanın narinliğini biraz da olsa gölgelemiştir. Bu küçük parçanın altındaki yapıştırıcı taşmaları açık renk boya üzerinde hemen kendini belli etmekte ve rahatsız edici bir görüntü oluşturmaktadır.

Modele yandan baktığımızda Barracuda'nın eşsiz güzellikteki dizaynı bir an için bizleri modeldeki detayları incelemekten alıkoyuyor. İkinci jenerasyon Barracuda özellikle arka kısma doğru gidildikçe sergilediği şiirsel güzelliği ve estetiği ile bizleri adeta büyüledi. Modelde gerçeğine uygun bir şekilde sergilenen tavandan neredeyse  bagaj kapağına kadar uzanan büyük arka cam sıradışı ve son derece ilginç bir görüntü oluşturmaktadır. Bu modelin yandan seyrinden keyif almadığımızı söylemek gerçekten çok güç bir iddia olacaktır. Tabii ki pürüzsüz ve son derece kaliteli olarak tanımlayabileceğimiz boya işçiliğinin bu görsel güzelliği desteklediğini de hatırlatmakta fayda görüyüruz. Bu otomobillerin gerçeğinde kromajlı parçalara ölçülü bir şekilde yer verilmiştir. Modeline yandan baktığımızda gerçekten de cam çerçeveleri ve kapı kolları gibi birkaç küçük parça hariç herhangi bir nikelajlı parça bulunmamaktadır. Aslında Highway61 modellerinin genelinde sergilenen nikelajlı parçalardaki vasat işçilik düşünüldüğünde bu durumun '68 Barracuda için bir avantaj oluşturduğu söylenebilir. Modelin yan görünüşünde dikkati çeken bir diğer detayı ise yine metal transfer "Barracuda" yazısı ve "Formüla S" logosu oluşturmaktadır. Aracın iki çamurluğu arasında uzanan kırmızı şerit ise şık bir detay olarak dikkat çekmektedir.

'68 Barracuda'ya arkadan bakıldığında ise Amerikan arabalarında görmeye pek alışık olmadığımız ölçülerde küçük tasarlanan şık stoplar göze ilk takılan detayları oluşturmaktadır. Bir hususa hemen değinmekte fayda var ki oda bu stopların boya olarak geçiştirildiğidir. Hatta bunu geçiştirme yerine "şişirme" olarak ifade etmek daha da yerinde olacaktır. Nikelajlı uzun bir çerçeve içerisinde stoplarla birlikte dekal transfer olarak sergilenen "Barracuda" yazısı arka kısımda bulunan kaydadeğer detaylar arasında sayılabilir. Ön tamponla aynı sadelik ve kibarlıkta arka tampon ve çerçeveli dönem plakası hem nikelaj hem montaj kalitesi olarak herhangi bir negatif nokta içermemektedir.

Barracuda'nın bagajında sabitleme aparatıyla birlikte bagaj tabanına sabitlenmiş stepne haricinde çok fazla bir detay bulunmamaktadır. Bagaj tabanı çıplak olarak sergilenmiş bagaj içerisindeki uyarı ve bilgilendirme etiketleri ihmal edilmemiştir.

Modeldeki motor detaylarının ise oldukça tatminkar ölçülerde sergilendiği rahatlıkla söylenebilir. Geniş motor boşluğu motorun çoğu detaylarını görmemize olanak sağlamaktadır. Motoru oluşturan çapaksız ve temiz başarılı bir plastik kalıptan çıkma parçalar orijinal renkleriyle gayet başarılı bir şekilde sergilenmiştir. Motor kısmındaki uyarı etiketleri de ihmal edilmeyerek model bu kısımda sergilediği performansı ile oldukça beğenimizi toplamayı başarmıştr.

Kabin içinde sergilenen detaylar ise Highway61'nin bu modelde çok başarılı bir plastik işçiliği sergilediğini söylememiz için olanak sağlıyor. Yumuşak dokulu olarak sergilenen koltuklar hareketli sırtlık ve kol dayama gibi aktif aksamlara sahip olmakla birlikte bu aktif kısımlar profesyonelce hareketlendirilmiştir. Halı kaplı taban, harici plastik paspaslar, tavana monte emniyet kemerleri, hareketli kelebek camları ve torpido kapağı modelin kabin içinde sergilenen detaylardan sadece bir kısmını oluşturmaktadır. Kapı içi döşemeler, kontrol ve kapı kolları, tavan kaplaması ve vites kolu gibi parçalar en az diğer detaylar kadar başarılı ve keyif verecek ölçüde sergilenmiştir.

Bu parçayı yorumlarken modelin hareketli parçalarının gövdeye uyumu konusunda seçtiğimiz kelimelerde biraz dikkatli olmamız gerektiğini hissettik. Çünkü aracın kapılarının gövdeye uyumu, montajı ve gövdeyle arsındaki incecik boşluklar dolu dolu bir övgüyü hak ederken motor ve bagaj kapaklarındaki kasmalar yüzünden (özellikle bagaj kapağı) bu parçaların gövdeye tam oturmadığını gözlemledik. Bu tuhaf durumu sizlerin yorumlarına bırakıyoruz.

Aracın lastikleri ve üzerinde Plymouth logosu bulunan kapaklı jantları bekli de bu modele masumiyet ve sadelik havasını veren parçaların başında gelmektedir. Çoğu Highway61 modelinde olduğu gibi bu modelin lastik ve jantlarında sergilenen işçilik ve arka tekerleklere bağlı hareketli şaft aksamı ise bizlerden yine artı puan almayı başarıyor.

 


©2008 www.ankaramodel.com info@ankaramodel.com