Opel Commodore
Commodore, Opel’in aile otomobilleri grubunun bir üst segmenti olarak kabul edilen makam araçları kategorisinde ürettiği bir modeldir. Altı silindirli Rekord baz alınarak tasarlanan Commodore 1967 yılından 1982 yılına kadar üretilmiştir. Ancak Avuturalya’da Holden Commodore ve İngiltere’de Vauxhall Viceroy olarak birkaç yıl daha üretimlerini 1982 yılından sonra da devam ettirmiştir.

Commodore A (1967-1971)
1967’den 1971 yılının sonuna kadar üretilen Commodore A, Rekord C projesi baz alınarak geliştirilmiştir. 2.2 litrelik altı silindirli Rekord 1963 yılından itibaren üretilmeye başlanmış 1967 yılında Commodore, Rekord’un daha geniş versiyonu olarak lanse edilmiştir. Altı silindirli 2.2 litrelik ve 2.5 litrelik iki farklı motor seçeneği bulunan Commodore A, tek karbüratöre sahipti. İki kapılı ya da dört kapılı sedan modelleri ile iki kapılı hardtop coupe karoserleri Commodore seçenekleri arasında bulunmaktaydı. İkiz karbüratörlü, 130 beygir güç üretebilen 2.5 litrelik 6 silindirli güçlü yapısı ile Commodore GS, 1967 yılının Ekim ayında Commodore A’nın daha sportif yüzü olarak ortaya çıkmıştı.

Opel Commodore1969 model Commodore’larda 2.2 litrelik altı silindirli motorda kullanılmakta olan iki zamanlı Powerglide otomatik şanzıman yerine Opel’in ünlü üç zamanlı otomatik şanzımanı tercih edilmişti.
1969 yılının Ekim ayından itibaren geliştirilen 2.5 litrelik motorlar, hidrolik yükseltme sistemi ile donatılmış böylece daha yumuşak bir yol tutuş sağlanmıştı.  El freninin yüksek konumu alçaltılarak ön koltukların arasına konumlandırılmış ve benzin haznesi 55 litreden 70 litreye yükseltilmişti.

GS modelinin daha da spor modeli olarak kabul edebileceğimiz Commodore GS/E 1970 yılının Mart ayında piyasaya sunulmuştur. 2.5 litrelik motor Bosch marka benzin enjeksiyon sistemi ile desteklenmiş böylece 150 beygir güç üretilmiştir. Saatte 197 km. hız yapabilen GS/E motor sporları alanında kariyer yapmayı başaran Opel modelleri arasındadır. Opel’in sportif modellerinin tasarlanması konusunda çalışan Almanya Aachen’deki Steinmetz  firması tarafından geliştirilen GS/E modelleri 1970 yılının Nisan ayında 2.8 litrelik altı silindirli 145 beygir gücünde yeni bir karbüratörlü motor ile tanışmıştır.

156.330 adet üretilen Commodore A modeline ek olarak yaklaşık 2574 adet GS ve GS/E modeli üretilmiştir. Commodore A, 1972 yılı itibariyle yerini veliahtı Commodore B’ye bırakmıştır.




Editör: Eray ERDEMLİ

Commodore ismi her ne kadar Opel'in ağır toplarından biri olarak çağrışım yapsa da, GS/E'ler bir bakıma bu serinin en vahşi yüzünü yansıtmaktadır. Bu yırtıcı Commodore modeli keoleksiyonlarımıza Revell firması aracılığı ile ulaşmaktadır. Hem de firmanın kişisel yenilikleri ile...

Revell bir model çıkardığı zaman özellikle Klasik Avrupa otomobilleri tutkunları pür dikkat kesilir. Çünkü model tercihinde koleksiyonerleri mutlu edecek ölçülerde noktasal atışlar yapan bu firma plastik kitlere verdiği önemi bana göre die-cast üretimlerine yansıtmamaktadır (Mercedes W116 modelini istisnai bir üretim olarak bu genellemenin dışında tutuyorum). Ama sıkı durun Commodore modeli belki de geleceğin die-cast modellerine dair bizlere ip uçları verecek bir özelliği ile önem kazanıyor. Commodore modeli firmanın 'composite' olarak isimlendirdiği yeni bir serinin ilk örneği olarak karşımıza çıkıyor. Adı gibi kompozit bir malzemeden üretilen Commodore modelinin gövdesi ne plastik kadar hafif ne de metal kadar ağır. Bu bir artı mı ya da eksi bir özellik mi şimdilik bilinmez ama şunu söylemekte fayda var, Revell'in alıştığımız hormonlu karoserlerini sanırım artık görmeyeceğiz. Çünkü bu yeni malzeme ile ortaya çıkan Commodore karoserinin sahip olduğu hatlar çok net ve göz alıcı.

Bu güzel hatlara sahip karoser aynı zamanda boya için de başarılı bir yüzey sağlamış olmalı ki ortaya çıkan boya işçiliği yine Revell'in nadir çalışmalarından biri olarak kayıtlara geçiyor. Ancak boya ile geçiştirilen vinil tavan kaplamasının bazı bölgelerinde gözüme takılan boya altı çukurların sizin de göz zevkinizi bozacağını düşünüyorum.

Revell firmasının adeta yeniliklerini sergilediği bir model olma özelliğini taşıyan Commodore iç mekan ve dışarıdaki plastik parçalarının temiz işçiliği ile de şaşırtıyor. Geniş deri Commodore koltukları halı efekti verilmiş plastik zemin üzerine montajlanmış kontrol aparatları Revell modellerinde görmeye alışmadığımız kadar ince işlenmiştir. Net kapı içi detayları ve hareketli koltuklar ise şaşkınlığımıza şaşkınlık ekleyen özelliklerdendir. Başarılı far işçilikleri, dokulu arka görüş lambaları, başarılı bir nikelaj işçiliğe sahip tamponlar ise dış mekandaki başarılı plastik işçiliğin hissedileceği noktaların başında gelmektedir.

Revell firmasının hem motor kapağını hem de bagaj kapağını açılabilir yaptığı model sayısı bir elin parmaklarını geçmez ama görülüyor ki koleksiyonerlerin isyanını duyan Revell firması Mercedes 450 SEL modeli ile çıktığı başarılı model üretimi yolculuğunda bizleri etkilemeye devam edecek gibi. Motor bloğu ve çevresindeki ekipmanlar başarılı bir işçilikle orta seviyede modellenmiştir. Bagaj kapağının altında ise bir yedek lastikten başka bir heyecan yakalama imkanınız yok .

Modelin  genelinde sergilenen tüm dekal uygulamaları okunaklı bir şekilde modele aktarılmıştır ancak bu kadar artının yanında saymadan geçemeyeceğim birkaç nokta daha var. Ön sinyallerin boya ile geçiştirilmiş olması, arka stoplarda ki bağlantı noktaları, ön ızgaranın siyah rengin kapatıcılığına sığınarak özensiz modellenmesi, bazı noktalarda nikelajlı parçaların özensiz bir boya ile geçiştirilmesi Revell'in her ne kadar kendini yenilemeye çalışıyor olsa da bazı reflekslerinden hala vazgeçemediğini gözler önüne seriyor.

Yazıyı noktalamadan önce hoş bir ayrıntı olarak, "H" (historischen) karakteri ile sonlanan Revell'in klasik modellerinin bir çoğunda görebileceğimiz, Almanya'nın klasiklere uyguladığı plakandırma sisteminin bir örneğini bu modelde görebileceğinizi hatırlatmak istiyorum.

 


©2008 www.ankaramodel.com info@ankaramodel.com