Alman otomobil üreticisi Mercedes Benz firmasının amiral gemisi olan Mercedes W126, 1979 yılının Eylül ayında tanıtılmış ve bir önceki kuşak olan Mercedes W116 ile elde edilmiş başarı çizgisini devam ettirmiştir. Mercedes firmasının amiral gemileri olarak anılan S sınıfı yani "Special Class"(Özel Sınıf) Mercedes'lerin ikinci kuşağı olan bu otomobil ilk olarak 6 silindirli düz, V8 ve turbo dizel olarak sedan kasa tipinde satışa sunulmuştur. 1981 yılının Eylül ayında ise iki kapılı versiyonu satışa sunulmuştur. Ataları ile karşılaştırıdığında daha aerodinamik, daha efektif ve güçlü bir yapıya sahip olan bu otomobil döneminde üretilen diğer Mercedes otomobilleri ile büyük benzerlikler taşımaktaydı. Bu otomobil güvenlik sistemlerinin yanı sıra ilk hava yastıklı, çekiş kontrol sistemli ve gergili kemer sistemine sahip otomobil olma özelliğini de taşımaktadır. İlk versiyonlarının 1950'li yıllarda üretildiği düşünülürse, S sınıfı içerisinde 1979-1991 yıllarını kapsayan üretim hayatı sürecince yani 12 yıl boyunca üretilen bu otomobil sınıfı içerisinde en uzun üretim hayatına sahip olan otomobildir.  Çeşitli kasa seçenekleri ile üretilen W126'lar yaklaşık olarak 892.123 ünite satmıştır. Bunların 818.063'ü sedan, 74.060 adeti coupe modelleridir. Bugüne kadar üretilmiş en popüler S Sınıfı olma özelliğini halen korumaktadır.

Tarihine biraz daha inmek gerekirse, 1970'li yıllarda üretilen w116'ların yeni jenerasyonu olan bu otomobiller "Proje W126" olarak adlandırılmıştı. Bu projenin hedefi, sürüş rahatlığını arttırmak, daha kontrollü bir yapı kazandırmak ve gücü maksimuma taşımaktı. Tüm bu geliştirmelerin amacı bu otomobili, lüks prestij otomobiller sınıfının lideri yapmaktı. 1970'lerin devamında gelen petrol kirizinin sonrasında satışa sunulan V8 motor seçeneğine sahip W126'lar krizle alakalı "Verimli Proje" kapsamında geliştirilmişlerdi.

Otomobilin tasarımı, Mercedes tasarım ekibnin üyesi Bruno Sacco tarafından yapılmıştır. Tasarımında aerodinamik unsurlara çok dikkat edilmiştir. Saatte 250km lik maksimum hızına ulaşan otomobil tüm rüzgar tüneli testlerine tabi tutulmuş ve bu konuda başarılı olan atalarının başarısının da ötesine geçmeyi başarmıştır. 6 yıl süren çalışmaların ardından, Eylül 1979 Uluslararası Frankfurt Otomobil Fuarı'nda otomobil görücüye çıkmıştır. Otomobil yedi farklı seçenek sunuyordu. Standart uzunluktaki versiyonlar için SE, SD, uzun versiyonlar için SEL ve SDL kullanılıyordu. Bu modellerde motor seçeneklerine göre 280 SE/SEL, 380 SE/SEL, 500SE/SEL ve 300SD olmak üzere adlandırılıyorlardı. 1981'de coupe versiyonu yani 500 SEC satışa sunuldu. 1981 yılında 380 SE "Wheels Magazine" tarafından yılın otomobili seçilmiştir.

Dört yıllık üretimden sonra "Enerji Programı" adı altında tüm model isimleri üzerinde yeniden çalışılmıştır ve 1985 yılından itibaren yeni isimler ile satışa sunulmuşlardır. Tamponlardaki ve yan çamurluk stillerindeki göresel değişiklikler ile model isimleri daha anlaşılır hale getirilmişti. İki yeni motor seçeneği 6 silindirli motorlar ve 4.2L V8 motorlar ile sağlanmıştır.

Kapı içlerindeki sürücünün araçtan inerken görüşünü rahatlatan lambalar ve otomobil içerisinde gece sürücüyü engellemeyecek şekilde tasarlanan okuma lambaları, 8 yönde ayarlanabilen iki kademeli ısıtmalı ön koltuklar, ceviz kaplama kabin içi parçaları, tamamıyla otomatik klima sistemi gibi lüks donanımlar W126 nın sahip olduğuözelliklerden sadece birkaçıdır .

AMG, Brabus, Lorinser ve Koenig tasarımlarıda bulunan otomobil 22.000 adetten fazla Amerika pazarında satılmıştır. Dijital parçaların kullanımında dünyaya liderlik eden otomobillerin başında gelmektedir.


Bu model için bir önceki sayıda incelediğimiz AutoArt Mercedes 600 Pullman hakkında yaptığımız pozitif eleştiriler gibi lafa başlayacağımızı zannediyorsanız yanılıyorsunuz. AutoArt, Pulman 600 gibi gösterişli bir modelle bir yılı/yeni sezonu kurtarmak niyetinde görünüyor. Diğer Avrupa modelleri ile kıyaslandığında kaliteli üreticilerin ürün yelpazelerinde ender rastlanan klasik Mercedes'ler, Mercedes tutkunları başta olmak üzere bir çok koleksiyoner için çok büyük bir heves ve aynı zamanda heyecan  anlamına da gelmektedir. Bu yüzden Mercedes modellerinden yüksek kalite beklentisi de koleksiyonerler açısından haklılık payı yüksek bir konumda kalmaktadır. 80'li yılların Mercedes teması için çok büyük bir boşluğu dolduran Mercedes 500SEC, koleksiyonerleri maalesef sadece tatmin edebilecek kalitede üretilmiştir. AutoArt firmasının genel standartları baz alındığında bu modelin hiçbir artısı bulunmadığı kolayca gözlenmektedir.

Fotoğraflarda da dikkatinizi çekeceği gibi gene Auto Art üretimi olan Mercedes 190E modelerinde sergilenen başarılı far işçiliğinden 500SEC ne yazık ki nasibini alamamıştır. Modelin farlarının kesinlikle kötü olduğunu iddia etmiyoruz ancak beklentilerimizi karşılamadığını da aynı içtenlikle belirtmekte fayda görüyoruz. Sahip olduğumuz 500SEC modeline has bir kusur mudur bilinmez ancak çamurluklara doğru uzanan döneminin Mercedes tasarımlarının bir imzası niteliğinde olan sinyal lamblarındaki turuncu ton farkını gözün algılaması hiçte zor değildir. Tampon, ön panjur ve sis farları bilindik AutoArt ince plastik kalıplarının başarısını bu modelde de sergilemektedir. Motor kapağı üzerindeki Mercedes logosu harici olarak oldukça şık bir şekilde modellenerek transfer edilmiştir.

Harika W126 tasarımını yan açıdan seyrederken, son derece yakışıksız ve çirkin kapı kolları sizi adeta bir rüyadan uyandıracaktır.  Aracı boydan boya çevreleyen Tipik Sacco dizaynı plastik kaplamalar ve nikelajlı çıtalar düzgün şekilde modele montajlanmıştır. Nihayet 500SEC modeli  için "Harika" diye lafa başlayabileceğimiz bir bölümdeyiz. 500 SEC'in arka stop lambaları kusursuz bir işçilik ve malzeme kalitesi ile sergilenerek firmanın bilindik üretim çizgisine atıfta bulunmaktadır. Kalitesinden ödün vermeye başlayan bir başlığı da model üzerindeki metal transfer dekaller oluşturmaktadır. Modelimizin arkasındaki "500 SEC" yazısı orijinal harf karekteri ile sergilenmiştir ancak kullanılan malzeme ve sergilenen işçilik bu detayın çok kısa bir sürede deformasyona uğrayıp hasar görebileceği ölçüde başarısızdır. Modelin kibar bagaj kapağı aralandığında döşeme ile uyumlu açık renk bagaj döşemesi haricinde hiçbir detay bulunmamaktadır. Ayrıca kapağa sabit reflektör sanıyoruz ki ölçeğinin dışında çok kalın bir şekilde sergilenmiştir. Bagaj kapağı ile yükleme alanını ayıran nikelajlı çıta bu AutoArt modelinde silecek fıskiyelerinde de olduğu gibi tamamen boya olarak sergilemiştir. Buna ek olarak, bazı bölgelerde nikelaj uygulamaları ve boyalar gövdeye sıçrayacak kadar son derece başarısız bir işçilikle sergilenmiştir. Modelin haraketli aksamları altında kalan kısımlarda ise yer yer boya deformasyonları görülmektedir.

Motor kaputu kaldırıldığında Mercedes 190 modellerindeki kalite ile karşılaşmayı beklerken, bu modelin plastik kalıp işçiliği açısından bir hayli zayıf kaldığı gözlenmektedir. AutoArt Mercedes'lerinde görülen başarılı menteşeler 500SEC'in kaputunu da gövdeden uyumlu bir şekilde ayırıp birleştirmektedir. Motor kaputu kapalı konumdayken ön panjurun farlar ile arasındaki milimetrik boşluk çok dikkatli koleksiyonerler için mutlaka negatif bir unsur olarak göze batacaktır.  

İki kapı birlikte açılıp 500 SEC'in geniş kabin içi gözlemlenmeye başlandığında ilk bakışta gözünüze çarpan ince Auto Art kalıplarından çıkma şık parçalar olacaktır. Ancak kabin içine dikkatli gözlerle baktığınızda koltuk sırtlıklarındaki milimetrik çapaklar, ön göğüsü oluşturan parçalar arasındaki boşluk ve arka oturma kısmı yan kaplamaların pencere seviyesi altında kalan kısımlarında çıplak metallerin gözle görülmesi bir üretici firma için affedilmez hatalar olarak kabul edilmelidir. Kabin içinde bulabileceğiniz diğer detaylar ise özenli kapı içi, direksiyon, göstergeler, emniyet kemerleri, kontol kolları, haraketli güneşlikler ve tavan, kabin içinde beraberliği sağlamaya yetmeyecek pozitif detaylardır.

Neyse ki kaliteli, pürüsüz bir boya ve hareketli parçaların gövdeye uyumu, zaten çok şık olan dizayn ile birleşince modelin genel görüntüsü 500 SEC'i tam bir vitrin modeli olarak kılmaktadır. Ayrıca modeldeki jant işçiliği genel görünümü pozitif yönde destekleyecek kalitede, şekilde modellenmiştir. Son olarak belirteceğimiz nokta ise "Millenium Edition" baskısı taşımasına rağmen model jelatin kutuda satışa sunulmuş olmasıdır.

   

 

 


©2008 www.ankaramodel.com info@ankaramodel.com