Ford Fairlane 1955 yılında üretilmeye başlanmıştır. Otomobilin ismi Henry Ford'un Michigan'da bulunan malikanesinden gelmektedir. Bu isim uzun yıllar farklı karoser yapılarındaki birçok model için kullanılmıştır. 1950'li yıllarda geniş karoserli bir aile otomobili iken 1960'lı yıllarda Fairlane ismi orta ölçekli modellerin adı olmuştur.
1960'larda Fairlane
Fairlane 1950'li yıllarda geniş yapısı ile elde ettiği ünü, 1960'lı yıllarda kompakt sınıf temsilcisi Falcon ile büyük sınıf mensubu Galaxie arasında kalan boşluğu doldurarak korumayı hedeflemiştir. 1962 yılından itibaren bir 'orta sınıf' otomobili olarak üretilmeye başlanmıştır.
Yeni Fairlane'nin toplam uzunluğu 5004, aks mesafesi ise 2934 mm. idi. Bu ölçüler tam tamına Falcon dan büyük ancak Galaxie'den küçük bir otomobili tanımlamaktaydı.
Falconlar'ın üretiminde olduğu gibi Fairlane'nin karoseri de 'tek vücut' olarak ifade edilebilecek olan aracın kafes sistemi ile alt karoserinin tek parça olarak tasarlandığı bir prensibe dayalı olarak üretilmiştir. Bu otomobiller yol üzerindeki lastiği dik karşılayan zor engelleri bile kolaylıkla emiyor ve yumuşak bir hareket sağlıyordu. Ön süspansiyon sistemi kısa ve uzun kollardan oluşan bağımsız düzenlemeye sahipti. Bu araçlar iki kapılı ve dört kapılı olmak üzere sedan karoser yapısında satışa sunulmuşlardır.
Fairlane standart olarak 2.8 litrelik 6 silindirli bir motorla satışa sunulmuştu ancak kısa sürede yeni motorlar opsiyonlara eklendi. Bu seçenekleri Ford'un yeni motoru Windsor V8'in 3.6 litrelik 145 beygir, ve 4.2 litrelik 164 beygir gücündeki alternatifleri oluşturmaktaydı. Sport Coupe modelleri ilk yılın ortasında opsiyon paketi olarak çanak biçimindeki koltuklara ve daha mini bir konsola sahip olmuşlardı. Normal paketler Fairlane adı ile anılırken daha fazla dekoratif unsura ve ekstra kormajlı parçalara sahip modelleri de Fairlane 500 olarak anılmaktaydı.
1963 yılında 289 CID lik 271 beygir gücündeki motora sahip yeni versiyonlar satışa sunulmuştu ancak bu otomobiller daha düşük performanslı otomobillerde olduğu gibi tek egzost çıkışına sahipti. Bu yeni motor Ford'un 'Araç Kimlik Numarası (VIN)' sisteminde 'K' ile adlandırılmıştır. Aynı yıl station vagon versiyonlar 'Ranch Wagon' ve 'Ranch Wagon Custom' adları ile satışa sunulmuştur. Her ne kadar o yılların modasını direksiz hardtop ve convertible otomobiller oluştursa da, tüm 1962 Fairlane modelleri 'B' sütunlu tasarıma sahipti.
1963 yılında firma bu hatayı fark etti ve yeni yılla birlikte Fairlane 500 ve Sports Coupe versiyonlarında direği kaldırdı. Ayrıca Sport Coupe modellerinin ana konsolları 1962 Falcon modelleri ile aynıyken 1963 yılıyla birlikte bu parça Galaxie modelinden alınmaya başlandı. Aracın ön tasarımı da büyük Galaxie modellerinden mimikler taşımaktaydı. 'Squire' vagon modeli 1963 yılında sadece ön koltukların çanak biçiminde olduğu donanımı ile sahte woodie olarak satışa sunuldu.
1964 ve 1965 model Fairlane'ler çok benzer kasa stillerine sahiptirler. Bu yıllarda iki kapılı ve dört kapılı sedan karosere sahip Fairlane ile Fairlane 500 ve iki kapılı hardtop tavanlı Sports Coupe modelleri satışa sunulmuştur. İki zamanlı 'Fordomatic' adlı otomatik sistem 1964 yılında uygulanırken, 298 V8 motorlarda yeni üç zamanlı 'Cruise -O- Matic' adlı opsiyonel seçenekle sunulan bir vites sistemi de bulunmaktaydı. Aynı yıl, 'Fairlane Squire' isimli station vagon model üretimden kaldırılırken standart station vagonların üretimi devam etmiştir. Yine 1964 yılında ön far kombinasyonu ve ızgara tasarımı değişen Fairlane'lerin aynı zamanda kuyruktaki kanatları kaldırılmış, aracın yan yüzeylerine krom parçalar eklenmiş ve benzin depo kapağı yeniden tasarlanmıştı. 1965 modellerde ise gövde rengi far çerçeveleri lüks modellerde sunulmuş ve dikdörtgen stop lambaları uygulanmıştır.
1966 yılında detaylı bir şekilde yenilenen Fairlane modelinin yeni paketleri XL, GT ve GTA tanıtılmıştır. Sedan karoser seçeneğine convertible sedanlar eklenirken hardtop coupe ve station vagon modellerinin de üretimi devam etmiştir. Bu yenilik çalışmalarından motor da nasibini almış ve yeni 6.4 litrelik V8 motor yeni tasarımlarda yerini almıştır. Bu motor 4 barlı karbüratör ile desteklenmiş ve GTA modellerinde otomatik şanzıman kullanılmıştır. 1966 yılının ortasında Ford firması 60 adet özel Fairlane modeli üretmiştir. Bu özel modelleri iki kapılı Fairlane 500ler oluşmaktaydı. 7.0 litrelik güçlü bir motora sahip modeller dört zamanlı Ford tasarımı bir şanzımana sahipti. Bu araçların motor-şanzıman kombinasyonu kalitesi NNHRA ve IHRA Super Stock yarışları için arttırılmıştır. Bu modeller beyaz renge ve fiberglas tavana sahiptiler. 1966 yılında Fairlane Squire modeli ise tekrar sahne alarak piyasaya çıkmıştır.
Ufak değişikliklere uğrayarak 1967 yılında satışına devam edilen Fairlane modelleri kibarca makyajlanarak motor seçenekleri daha da genişletilmişti. 1967 Fairlane modelleri için söylenebilecek en önemli özellik, 'Ranchero' pickuplarının eskiden Falcon modelleri üzerinden geliştirilirken 1967 yılından itibaren Fairlane ailesinin bir parçası haline gelmiş olmasıdır.
Fairlane'i kutudan çıkarırken dikkatimizi çeken ağırlığı, birden bu güne kadar mercek altına aldığımız
bazı modellerin inceleme notlarına ağırlığından bahsederek başladığımızı bizlere hatırlattı.
Bu kez ağırlığı konusunda oldukça iddialı bir modelle başbaşayız dostlar, öyle ki Fairlane yavaşça dört tekerinin üzerine konulduğuna lastiklerinin çok hafif ve tatlı bir gıcırtıyla çamurluklara gömüldüğü rahatlıkla gözlemlenebilmekte. Daha en başta böylesi bir giriş yaparak modelin kalitesi hususunda sanıyoruz ki inceden bir tüyoyu vermiş oluyoruz.
Fairlane Çiftliğinin bu kibar mı kibar kızının modeli bizi hayli mutlu edecek kadar iddialı detaylarla çıkıyor karşımıza. Üst üste konumlandırılmış tertemiz ikiz farlar, kalemle çizilmişcesine hatasız bir ızgara ve pırıl pırıl bir ön tampon GMP'nin üstün montaj ve parça işçiliğini daha ilk adımda gözler önüne seriveriyor. Gerçekten de Fairlane göz hizasına kadar kaldırılıp birkaç saniye dikkatlice süzüldüğünde montajın mükemmel bir simetriyle gerçekleştirildiği hemen gözlemlenebilmekte.
Ön kısmı incelerken hemen motor detaylarına da göz atmak istiyoruz ve dikkatlerimiz bir anda hareketi yaylarla desteklenmiş çok eklemli menteşelere takılıyor. Bu menteşeleri hem işlevselliği hem de montaj kalitesi açısından sayılı örnekler arasında gördüğümüzü söylemeliyiz. Sevgili dostlar, GMP üretimi iddialı bir parça ile birlikteyiz ve motor detayları için söyleyeceklerimiz de menteşelerden pek farklı değil.
Son derece ince plastik işçilik ve yüksek kalıp kalitesi ile sergilenen motor bloğunu Fairlane modelinin görülmeye değer parçaları arasına eklemekte bir sakınca görmüyoruz.
Fairlane modelinin arka kısımında, kolay işleyen bir bagaj kapağı ve şık stoplar ilk göze çarpan detaylar arasında bulunmakta. Bagaj içerisindeyse dönem renklerinden oluşan taban döşemesi ve stepne/kriko gibi aparatları görmek mümkün. Tampon ve bagaj kapağı alınlığında sergilenen nikelaj işçiliği ise yine başarılı detaylar arasında. Harici bir parça olarak aktarılan bagaj kilit düğmesini ve boya baskı 'Fairlane GTA' logosunu da ihmal edilmemiş ince detaylar olarak modelde görmek mümkün olabilmektedir.
Çamurluk içleri boyunca uzanan şık şeritler, gövde kısmında zaman zaman performansını yitiren boya işçiliğinin aksine, kusursuz bir şekilde sergilenerek modelin yan görünüşüne büyük bir görsel zenginlik kazandırmaktadır. Kuyruk kısmındaki 'FAIRLANE' yazısını da modelin diğer başarılı boya baskı uygulamaları arasında saymak mümkündür. İnceleme turumuzun tam bu noktasında, GMP Fairlane modellerinin renk seçenekleri arasındaki bazı farklı detaylandırma uygulamaları şu noktayı sizlere aktarma zorunluluğumuzu doğurmakta; Firma koyu renk modellerde dekallendirme tercihini boya baskı olarak belirlerken, açık renk modellerde boya baskı üzerine metal transfer harfler uygulamayı tercih etmiştir. Dikkatinizi çekmek istediğimiz nokta, ilk bakışta daha avantajlı gibi görünen bu uygulamanın 'FAIRLANE' kombinasyonunu oluşturan harflerin bir yarısının köpük kutunun içinden toplanma zorunluluğu gibi bir kâbusa dönşüme olasılığıdır. Bizim elimizdeki sarı Fairlane maalesef ki kutusundan en son fotoğrafta görüldüğü şekliyle çıkmıştır. Yan görünüş için aktaracağımız son noktayı ise gerek modellemesi gerekse şekliyle son derece şık jant/lastik modellemesi ve nikelajlı tavan çıtaları oluşturmaktadır.
Fairlane'nin kabin içi modellemesinin dergimizde bu güne kadar en çok keyif alarak yorumladığımız ve en başarılı iç mekan modellemelerinden biri olduğunu sizlere hatırlatarak yorumlarımıza geçmeyi uygun gördük. Firmaya buradan kocaman bir ALKIŞ gönderiyoruz. Bu parçanın kabin içi detaylandırmasında önceliği şüphesiz ki hareketli kapı camları ve vites kolu almalıdır. Kapı içlerine uygun ölçeğiyle düzgün montajlanmış kollardan kolay bir hareketle inip kalkabilen camlar siz de takdir edersiniz ki çok az modelde rastlanabilinecek bir özelliktir. Hareketli vites kolu, katlanır koltuklar, uygun ölçeklendirilmiş direksiyon simidi, emniyet kemerleri, ön göğüs ve tavan lambası gibi bir çok detay, kaliteli bir plastik dökümden ve başarılı renklendirmeden sonra kabin içini eleştri götürmez bir hale getirmekte ve biz koleksiyonerlere son derece keyif verecek bir performansta sergilenmesine olanak sağlamaktadır.
Fairlane'in genel görünümü için inceleme notlarına şu noktaları eklemek yerinde olacaktır; Kapılar ve motor kapağı gibi işlevsel parçalar
gövdeyle son derece uyumlu çalışmakta ve aracın bütünündeki nikelajlamanın çok başarılı olduğu göze çarpmaktadır. Satır aralarında kısaca bahsedilmiş olsa da, gövde üzerinde bazı kısımlardaki boya hatalarının pahalı veya isim yapmış üreticilerin imzasını taşıyan modellerde net bir şekilde vurgulanmasının koleksiyonerler için önem taşıyacağını düşünüyoruz. Aracın alt kısmında da hiç yabana atılmayacak ölçülerde bir detay zenginliği bu modelde gözlemlenebilmektedir. Dönen şaft, yağ filtresi, amotisörler, yakıt borusu ve fren telleri alt kısımda bulunan detaylar arasındadır.
Son olarak, fazlaca renk ve motor seçeneği ile GMP tarafından 1966 ve 1967 modelleri ile uzunca zamandır model listelerinde boy gösteren bu şık klasiğin, Amerikan tutkunlarının kaçırmaması gereken bir parça olduğunu cesaretle söyleyebiliriz.