2CV, Citroen tarafından ekonomik otomobiller sınıfında 1949 yılından 1990 yılına kadar üretilmiş ve üretim hayatı boyunca bir ikon olmuştur. Aynı zamanda bastiliğiyle, becerikliliğiyle ve her yola uyum sağlayan mekanik yapısı ile 2CV çok ünlü bir otomobil olmayı da başarmıştır. Kolay tamir edilebilir motoru, oldukça yumuşak süspansiyon yapısı, geniş alan ve aracın tavanını komple açılır kılan cabrio coach karoser yapısı Citroen 2CV için övgüyle bahsedebileceğimiz özelliklerin bir kısmıdır. 1948-1990 yılları arasında 3.872.583 adet Citroen 2CV ve 1.246.306 adette 2CV varyasyonu  satılmıştır.

2.Dünya Savaşı'nda sonra oldukça kısalan otomobil listelerine adeta bir çıkarma yapan 2CV, üretim hayatı boyunca yaklaşık 42 sene akıllarda uygun ve iddialı bir otomobil olarak kalmıştır.

Pierre Jules Boulanger'ın 1930'lu yıllarda tasarladığı Fransa'nın kırsal alanlarında kullanılmaya uygun dört teker ve bir tenteden oluşan, insanların pazara ve alışverişe gidebileceği maksimuım 66 km/h hız yapabilen, iki kişilik  ve kırsal alanlardaki zorlu yollara dayanıklı araçlar aslında 2CV fikrinin temelini teşkil etmektedir. Tasarlanan bu otomobiller oldukça ekonomik olmalıydı ve 100 km 'de 3 litreden fazla harcamamalıydı çünkü Fransa'nın kırsal kesimi otomobillere yüksek harcama gerektirmesinden dolayı halen adapte olamamıştı. Hatta bozuk köy yollarından seyahat edilirken çiftçiler yumurtalarını kırmadan taşıyabilmeliydi. Pierre Boulanger tasarladığı bu otomobil projesine daha sonraları şapkasını giydiğinde rahatça binebileceği açılıp kapanabilen bir kabine sahip olma özelliğini de eklemiştir.

1939 TPVAndre Lefebvre'nin mühendisliğini üstlendiği ve Boulanger'in tasarladığı  TPV (Trés Petite Voiture) yani "En Küçük Otomobil" adlı proje üzerinde çalışılmaya başlanmıştır. 1939 yılında TPV projesi bir çok prototip ile birlikte hazır haldeydi. Bu prototipler alüminyum ve magnezyumdan imal edilmiş parçalar ve su soğutmalı bir motora sahipti. Aracın arka koltukları tavandan halatlarla bağlanmış hamaklardı.

Michelin ve Citroen yöneticileri 2. Dünya Savaşı sırasında Almanya Nazi yönetiminin Fransa'ya karşı başlattığı saldırı sürecince TPV projesini ve prototiplerini herhangi bir askeri uygulamaya maruz kalmamak adına saklama kararı almışlardır. Bu prototipler gizli alanlara gömülmüştür. Savaş sonrası ise bu araçlardan sadece biri bulunmuş ve Boulanger bu tarihten sonra altı yıl daha aracın geliştirilmesi üzerinde çalışmalarına devam etmiştir. Bundan sonra 1994 yılına kadar gömülen prototiplerden geriye kalan 3 tanesi de farklı çiftliklerin ambarlarının altında bulunmuştur ve 2003 yılı itibari ile bulunan TPV prototipinin sayısı 5 olarak açıklanmıştır. Saklanan TPV modellerinin varlığı ne yazık ki açıklanmamıştır çünkü Citroen çalışanlarının  tarihsel değerlere çok değer verebileceği ve bunun sorunlara sebep olabileceği düşüncesinden dolayı bazı TPV modelleri üst düzey Citroen yetkilileri tarafından gizlenmiştir.

Savaş sonrasında sürdürülen çalışmalar sonucunda aracın sanıldığı kadar ucuz olamayacağı çünkü savaş sonrası ekonomik bunalımdan dolayı alüminyum fiyatlarının arttığı belirtilmiştir. Bunun üzerine aracın bir çok alüminyum parçasının yerine yeni çelik parçalar tercih edilmiştir. Çalışmalar süresince aracın dış tasarımı Flaminio Bertoni tarafından yeniden yorumlanmış, koltuk tasarımları değiştirilmiş ve hava soğutmalı motor ile satışa sunulması kararlaştırılmıştır. Aracın yeniden yorumlanması yaklaşık üç seneyi bulmuştur bu yüzden araç "Hala Görülemedi" olarak adlandırılmıştır.

Sonunda Citroen firması merakla beklenen otomobilini 1948 Paris Otomobil Fuarı'nda gözler önüne çıkarmıştır. Sergilenen otomobil bir yıl sonra satışa sunulacak  Citroen 2CV Tip A'ya oldukça benzeyen bir modeldi. Her ne kadar araç dar gelirli aileler tarfından büyük bir ilgi görmüş ve son derece popüler bir otomobil haline gelmiş olsa da oldukça ağır eleştirilere de maruz kalmıştı.

Firma aracın hiçbir basılı reklamını yapmamıştır. Bu yüzden otomobil gazetecileri aracı basit, niteliksiz bir otomobil hatta "Yuvarlanan Dalalet" olarak adlandırmışlardır. Bir grup gazeteci ise "tekerlekler üzerinde bir şemsiye" olarak alay etmişlerdir. Başarılı bir yazar, gazeteci ve mühendis olan Boris Vian ise aracı yavaşlığından dolayı Paris'te trafik sorununa sebep olacağını iddia etmiştir. Ancak tarih bu çelimsiz otomobili en azından Fransa'da taşımacılık sektöründe bir devrim olarak nitelendirmiştir.

2CV Sahara2CV aslında büyük bir ticari başarıydı, çünkü ilk satışa sunulduğu günden itibaren yaklaşık 3 yıllık uzun sipariş listeleri oluşmuştu. Bu bekleme daha da artarak yaklaşık 5 yıla ulaştı. İkinci el 2CV fiyatları uzun listelerde beklenmek istemeyen müşteriler için kısa sürede yeni bir fırsat olmuştu ancak ikinci el 2CV'ların fiyatları sıfırlarından daha da pahalıydı. Üretim 1949 yılında günde 4 otomobil olarak hesaplanmıştı ancak artan talebi karşılamak adına üretim günde 400 adete çıkarılmıştı.

1960 yılına gelindiğinde 2CV bir takım yeniliklere sahip olmuştur ancak aracın dış görünümü üretim hayatının sonuna kadar değişmemiştir. Sadece tampon kısımları Citroen H Van da olduğu gibi hafiften yeniden şekillendirilerek daha geniş ve konkav hale getirilmiştir. 1960'lar 2CV'nin altın  çağıydı ve sonunda müşteri taleplerine anında cevap verebilmeye başlamışlardı. Özel off-road versiyonu olan Sahara ise 1960-1971 yılları arasında üretilmiş olup bu araçta ekstra bir motor aracın arka kısmına konumlandırılmıştı. Bu versiyon yalnızca 694 adet üretilmiş, daha çok Fransız petrol firmaları, polis ve askeri departmanlar tarafından ilgi görmüştür.

2CV Dyane1967 yılında 2CV tabanlı yeni bir otomobil olan Citroen Dyane, Renault 4 ile rekabet edebilmek adına üretilmiştir. Aynı zamanda Citroen, Mehari modelinin off-road versiyonunu geliştirmiştir.

2CV'nın fiyatları genel itibari ile düşüktü. Öyle ki Almanya'da Citroen 2CV'nin fiyatı bir Volkswagen Beetle'ın yarı fiyatıydı.

1970 yılında aracın sahip olduğu motor güçlendirilmiş ve arka görüş far sistemine sahip olmuştur. Motorun klasik BMW boxer motosiklet motorundan devşirildiği de söylenir. Arka stop lambaları Citroen Ami 6'nın sahip olduğu stop lambaları ile büyük benzerlik taşımaktaydı. Ayrıca aracın yan tarafında arka sütun üzerindeki 3. cam  da bu yenileme esnasında eklenmiştir. Bu süreçten itibaren tüm 2CV'ler kurşunsuz benzin ile çalışmaya başlamışlardır.

2CV lerin cam silecekleri gücünü şanzımandan alıyordu, araç hızlandıkça sileceklerde hızlanıyordu. Cam sileceklerini içerden elle çalıştırmak da mümkündü (araç dururken). Aracın hava soğutmalı motoru olması dolayısı ile soğutma sıvısı, radyatör, su pompası veya termostat olmaması,  dayanıklılığını arttırıyordu. Bujiler aynı anda ateşlediği için, distribütörde bulunmuyordu.

En yüksek yıllık satış rakamına 1974 yılında ulaşılmıştır. Ancak 1974 yılında patlak veren petrol krizinden sonra satışlarda gerilemeler başlamıştır. Bu tarihten itibaren 2CV temel ihtiyaçlara cevap veren bir araç olmaktan çok gençler için ideal bir otomobil olma yolunda ilerlemiştir. 1970'lerde yarışlarda da adını duyurması ile yeni 2CV'lerin satışı yeniden hızlanmıştı. 1970'li yıllarda 2CV'ler yarışlarda  kötü yol şartlarında binlerce kilometre gidebilmeleri için daha da sağlamlaştırılmışlardır.

2CV 007İlk çıktığı yıllarda alay konusu olan 2CV popüler kültürde de büyük bir yer edinmiş ve 30'dan çok filmde sahne almıştır. 1981 yılında parlak sarı renkli bir 2CV, "Senin  Gözlerin İçin" filminde James Bond tarafından kendisini Peugeot 504 sedan marka otomobille takip edenlerden kaçmak için kullanmıştır. James Bond'un kullandığı bu otomobil özel olarak güçlendirilmiş ve hiçbir 2CV'de bulunmayan özelliklerle donatılmıştır. Bu aracın motoru Citroen GS'nin kullanmış olduğu düz dört sıralı silindirden oluşan güçlü bir motordur. 1980 yılında özel ve limitli bir seri olan  "Citroen 2CV James Bond" lar parlak sarı renk, düz iki silindirli motor, kapı yanlarındaki "007" rakamları ve mermi muhafaza gözleri ile satışa sunulmuştur. 2CV James Bond'un miyatürleri de Corgi Oyuncak firması tarafından satışa sunulmuş ve oldukça popüler bir ürün haline gelmiştir. 1963 ve 1978 yıllarındaki Pembe Panter filmlerinde ve 1993 yılında vizyona giren "Ahlaksız  Teklif" adlı filmde de Demi Moore tarafından bir 2CV kullanılmıştır.

2CV CharlestonÖzel seri 2CV'ler ilk olarak 1976'da başladı ve 1980'lerde "007", "Beachcomber", "the Dolly", "Art Deco style Charleston" ve "Bamboo" versiyonları ile devam etti. Bu seçeneklerin hepsinin kendine has özellikleri bulunmaktaydı. Bu özel tasarımlarının çoğunun iç mekan tasarımı 1970'lerin "Club" modellerinden esintiler taşımaktaydı. 1978 yılında Volkswagen Beetle'ın Avrupa piyasasındaki satışı durdurulduktan sonra 2CV retro tarzı modellere düşkünlüğü olan müşterileri kazanmayı başarmıştır.

2CV BeachcomberCitroen 2CV Fransa başta olmak üzere bir çok Avrupa ülkesinde satışa sunulmuştur. Morris Minor, Mini ve VW Beetle bu piyasadaki en güçlü rakipleri olmuştur. Bir dönem İngiltere'de de üretimine başlanan 2CV küçük ve güçlü Lotus otomobillerinin üretimiyle ikinci plana düşmüştür ancak petrol krizinden sonra tekrar İngiltere piyasasını ele geçirmeyi başarmıştır. 1980'li yıllarda ise İngiltere ve Almanya 2CV'nın en başarılı yabancı piyasası haline gelmiştir.

Citroen 2CV İran'da Jian adı ile satışa sunulmuştur. 1979 İran Devrimi sürecinde satışları duran Jian'lar bu sürecin tamamlanmasının ardından tekrar satışa sunulmuştur. Kuzey Amerika'da ise çok az sayıda 2CV satışa sunulmuştur. İngiltere'de olduğu gibi burada da 2CV fiyatları rakiplerinden oldukça aşağıdaydı. Bu durum ise pahalı otomobillerin yaşadığı bir takım yasal sorunlardan 2CV'yi ve onu kullananları kurtarıyordu.

Şili ve Arjantin'de üretilen 2CV modelleri 1970 ve 1978 yılları arasında satışa sunulmuştur. Bu modeller farklı tasarlanmış tamponlara, sabit sert tavana, ön disk frenlere ve kare farlara sahiptiler. Yeni bir modellemeye ve yeni özelliklere sahip hatchback gibi farklı karsoer yapılarına uydurulmuş ve Arjantin'de satışa sunulmuş yeni versiyonlar 3CV olarak adlandırılmıştı.

1958-1959 yıllarında iki Fransız genç Jean Claude Baudot ve Jacques Séguéla sahip oldukları Citroen 2CV ile 9 Ekim 1958 Paris Motor Şovu'nu takiben dünya turuna çıkmışlardır. Bu seyahat ekibin 11 Kasım 1959 günü Paris'e dönmeleri ile sonlanmıştır. Yaklaşık 100.000 km. yol yapmış 5000 litre benzin ve 36 adet lastik harcamışlardır.

Bu araç bir çok dilde farklı özellikleri ile sıfatlandırılmıştır ancak en genel takma adı "Ördek" tir. Büyük canavar, tekerlekli şemsiye, çirkin ördek, keçi, teneke, sümüklü böcek, dekovil, yada şefkatli aracın diğer takma isimlerindendir.

Nissan S Cargo1989 yılında Nissan S Cargo olarak yeniden yorumlanmış çizgilerle satışa sunulmuş ve Japonya'da da ünlü bir otomobil olma özelliğini kazanmıştır 2CV.

Chrysler firması da CCV adı altında 2CV'dan esinlenilmiş bir otomobil yaratmaya çalışsa da konsept bir otomobil olmaktan öteye gidememiştir. Chrysler tasarımcıları da modern bir 2CV yaratmaya çalıştılarını açıkça belirtmişlerdir.

Chrysler CCVAuto Express İngiltere Mayıs 2007'de 2CV Konsept modelin duyurmuştur. Citroen firmasının döneminde ki "MINI" gibi rakiplerinin yeniden yorumlandığını ve bu araçlara karşı bir atak olduğunu belirtmiştir. Ayrıca Citroen C3 modeli de 2CV modelinden esinlenilmiş bir otomobildir.

2CV, 1990'lara doğru, teknoloji ve güvenlik açısından çok geride kalmıştı ve 42 yıllık üretim hayatından sonra müşterilerin daha hızlı, özellikli ve güvenli otomobilleri tercih etmesi ve tarihi dizaynının modern otomobillerin gerisinde kalması bir anlamda 2CV'nın sonunu getirmişti. 1988 yılında Fransa'daki üretimi tamamen durdu. 27 Temmuz 1990 günü ise gri bir 2CV Portekiz'deki fabrikada üretilen son araçtı. Üretim hayatı boyunca 2CV'nın sahip olduğu müşteri potansiyeli Dyane, Visa veya AX gibi modellere kaydırılmaya çalışılsa da 2CV'nın müşterileri ondan asla vazgeçememişlerdir. Çünkü o niş bir model haline gelmişti ve tasarımı onu diğer tüm otomobillerden farklı kılmaktaydı.

 




2CV modelinin incelmesini yaparken aynı zamanda bir Maisto dosyası açmamızın gerektiğini düşündük. Belki de 2CV, Dr. Diecast'in incelediği ilk ve son Maisto modeli olacak. Çünkü özellikle 90'lı yıllardan beri 1:18 ölçek koleksiyonerlerinin içinde özel bir yeri olan Maisto firması bu süreçte ne yazık ki çok nadir olarak incelemeye değecek modeller üretmiştir.

Hemen hemen bütün üreticiler her geçen yıl daha kaliteli modeller üretiyorlar. En iyilerde bile, daha iyiye gidiş sürecini görebiliyorsunuz. Örneğin AutoArt'ın ilk modellerinden birisi Lotus Esprit Type 79'dur. Bir de şimdiki " Millennium Edition" serisine bir bakın, veya Kyosho'nun yıllar önce ilk ürettiği Cobra'ların lastikleri sert plastiktendir, en son çıkan Cobra'ların yumuşak dokulu lastikleri ve daha detaylı jantları ile hiç ilgisi yoktur. Hatta SunStar modellerindeki "sınıf atlama" olarak özetleyebileceğimiz devrimsel değişimler ve yeni seriler orta kalite bir üreticinin de istediğinde üst sıralara doğru nasıl sıçrama yapabildiğine dair mükemmel bir örnektir. Nadir olarak geriye gidişler yaşansa da bu istisnai bir durum olarak kabul edilmelidir.

Maisto, model otomobil koleksiyonculuğunun gelişmesini sağlayan önemli bir firmadır. 1990'larda piyasada Maisto varken, rakipleri Bburago, Anson, Solido ve Majorette idi.

Maisto'lar bize göre gerçek modelciliğe geçişi başlatan modeller arasında sayılmalıdır. Çünkü "Biz süspansiyonun ne olduğunu Maisto'dan öğrendik." Sözü eski modelciler arasında anonim olarak kulaktan kulağa yayılmıştır. Sadece süspansiyonu değil, ilk dört kapısı da açılan modeli (Citroen 15CV), ilk hareketli ön-arka spoileri ( Jaguar XJ220 ve McLaren F1), ilk süper detaylı modelleri (Mercedes CLK-GTR ve Porsche Zakspeed Racing) biz Maisto'da gördük.

En önemlisi ölçek güvenirliğini Maisto'dan öğrendik. Hala 1:18 ölçekli 2CV'yı ve Alpine A110'u gerçek ölçeklerinde sadece Maisto üretmektedir.

Ne yazık ki Maisto modelleri hiç ilerleme göstermedi, sürekli geriye gitti. 2CV modeli bunun en önemli örneklerindendir. Firmanın eski üretim 2CV'larında ön kapıda yukarı katlanan kelebek camı varken incelediğimiz son üretimlerden olan 2CV'da ön cam boştur.

Her şeye rağmen Masito, 1:18 ölçekte oyuncak ile model arasındaki sınırı ilk çizen, detayı ilk önemseyen firmalar arasındadır.

Dr Diecast ekibi olarak 2CV'yi incelemeye başladığımızda ilk önce modelin, inanılmaz sevimliliği bizi etkiledi. Aslına bu sadece modele ait bir özellik değil, gerçek 2CV'larda insanı böyle etkiliyor. Otomobile bakarken sürekli gülümsüyorsunuz.

2CV'nin sempatik duruşunun ardından Maisto'nun bütün eski modelcileri etkileyen, en önemli özelliği olan süspansiyonlarına tam anlamı ile "şaşırdık". Fotoğraflarda da göreceğiniz gibi, sayılı firmanın başarabildiği süspansiyon sistemini firma mükemmel bir şekilde ortaya koyuyor.  Tabiki bütün Maisto modellerinin bu kadar yumuşak bir süspansiyon sistemine sahip olduğu gibi bir iddiamız yok. Gerçeğinde de inanılmaz derecede yumuşak olan 2CV karakteristiğinin, modele aynen aktarıldığını söylüyoruz ki bu bize göre özellikle Maisto için çok büyük bir başarıdır.

Modelin içindeki kumaş koltuklar ise çok az sayıda rastlayabileceğiniz bir özellik, direksiyon ve ön paneli oluşturan plastik parçalar çok başarılı değil ancak koltukların güzelliği iç mekanı fazla eleştirmenizi engelliyor.

Genel olarak 2CV'nin çok zarif bir model olduğunu söylemeliyiz, hiçbir kaba hattı yok. Plasikten yapılmış katlanmış görünümlü tavanda bile gerçekçi bir tente havası hissediyorsunuz. Önde geniş panjur ve siyah çerçeveli ön cam modelin en başarısız bölümleri ama ön tampon, tampon babaları ve farlar çok ince bir işçilikle sergilenmiş.

Büyük ön kaputun altında çok sade bir motor donanımı var, ama bu gerçektede böyle ve motorda kullanılan plastik parçalar çok da başarılı değil. Kaput içinde özellikle yapılmış kirlenmiş bölgeler ise çok etkileyici.

Modelin boya işçiliği oldukça başarılı, sadece ön kapılar açılıyor ama onlarda oldukça gerçekçi bir şekilde açılıp yuvalarına oturuyorlar. Plastik kapı kolları ve depo kapağının ise tatminkar ölçülerde sergilendiği söylenebilir.

Modele arkadan baktığımızda, boyanmış tahta görünümlü bagaj zemini, stepne, tampon çok başarılı. 2CV zaten sade bir otomobil bir de incelediğimiz model en sade, eski (1952) modeli olunca söyleyecek fazla bir şey de olmuyor.

Sonuç olarak bu modeli meraklılarına öneriyoruz. Maisto üretimleri arasında başarılı birkaç modelden bir tanesi. Ayrıca 2CV otomobil tarihinin en çok sevilen otomobillerinden birisi ve bu otomobilin tarihsel kimliğinin modelin detay özelliklerini bir ölçüde bastırdığı da bir gerçek.


       


©2008 www.ankaramodel.com info@ankaramodel.com